Prostat Kisti Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

0
89

Prostat hastalıkları, özellikle belli bir yaşın üzerindeki birçok erkek için endişe verici konulardan bir tanesidir. Bir salgı bezi olan prostat, idrar torbasının hemen altında yer almakta ve içerisinden idrar kanalı geçmektedir.

Bununla birlikte vas deferens adı verilen ve spermlerin testislere taşındığı tüpler olan kanal da yine prostata açılmaktadır.

Burada oluşabilen kistler ise erkeklerde nadir görülen bir tanı olmasına rağmen genellikle asemptomatiktir (şikayet oluşturmaz) ve çoğunlukla abdominal veya transrektal ultrasonografi sırasında tesadüfen saptanır.

prostatta kitle nedir

Prostatta kitle ne demek?

Prostatta kitle, prostat bezindeki hücrelerin aşırı büyüdüğü, bezin duvarını kalınlaştırdığı veya bu hücrelerin mesanede çıkıntı oluşturduğu bir durumdur. Oluşumlar büyüdüğünde bazıları prostat kistine neden olmaktadır.

Bu kistler  doğuştan olabileceği gibi enfeksiyonlar, parazitler gibi sebeplere bağlı olarak sonradan meydana gelen nedenlerle de oluşabilmektedir.

Ayrıca prostat kistleri nedeni ile taş oluşumu veya kalsifikasyon görülebilir. Bunun sonucunda ortaya çıkan kronik prostatit özellikle genç erkeklerde sık karşılaşılan hastalıklardan biridir. Prostat kistleri ejakülatör kanalı tıkayabilmekte ve bu da azospermi sebebi olabilmektedir.

Prostat kistleri şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Mullerian kanal kistleri:

Bunlar sık görülmeyen ve doğuştan gelen anomalilerdendir. Genellikle küçük, asemptomatik kitlelerdir ve prostatik üretranın üst kısmında konumlanmaktadır.

  • Utrikulus kistleri:

Bir utrikül kisti, prostatın orta hat kisti ile kendini gösterir ve kökeni utrikülden gelir. Bu kistlerin boyutu oldukça önemlidir. Öyle ki küçük kistler tehlikeli olarak değerlendirilmezken, idrar ve meni akımında tıkanmaya neden olabilen büyük kistlerin mutlaka zamanında tedavi edilmesi gerekmektedir.

  • Distal ejakülatuar kanal kistleri:

Ejekülatör kanal kisti, meni akışının geliştiği kanalların tıkanmasına bağlı olarak sperm sayısında ileri düzeyde azalmaya yol açabilmektedir.

  • Seminal vezikül kistleri:

Seminal veziküller, erkek üreme sisteminin bir parçasını oluşturan bir çift kese benzeri bezdir. Prostat kisti değildir ancak o bölgede görülebilen ve prostat kistleri ile karıştırılan bir durumdur. Burada doğuştan meydana gelebilen veya geçirilmiş cerrahi operasyonlara bağlı olarak sonradan oluşabilen kistler görülebilmektedir.

  • Prostat retansiyon kistleri:

Bunlar genellikle yan yana yerleşimlidir, sperm bulundurmamaktadır ve herhangi bir semptom göstermemektedir.

Bu sınıflandırmalar kistin konumu, şekli, embriyojenik orijin, prostatik üretra veya seminal vezikül ile ara bağlantı ve kistteki sperm varlığına dayanmaktadır.

Orta hat prostat kistleri sıklıkla tesadüfen veya alt üriner sistemdeki semptomlara dayanarak teşhis edilir.

Bunlar idrar tıkanıklığı, ağrılı boşalma, hematospermi, idrar yolu enfeksiyonları, erkek infertilitesi (kısırlık), kronik pelvik ağrı ve prostatit benzeri semptomlardır.

Prostat kisti neden oluşur?

Prostat kistlerinin çoğu doğuştan gelmekle birlikte, kanallarda sonradan oluşan ve tıkanmaya neden olan iltihaplanma veya kireçlenme gibi problemlere bağlı olarak da gelişebilmektedir. Buna göre prostat kisti nedenleri 4 grupta ele alınabilir:

  • Konjenital: Fetüsün gelişimi sırasında prostat bezi bozulduğu için kistler oluşabilir, bu da kanalın daralmasına, tıkanmasına ve vücutta atık birikmesine neden olur. Bunlar da zaman içerisinde prostat bezinde birikerek, prostat kistlerinin oluşmasına yol açabilmektedir.
  • İltihap: Erken tedavi edilmeyen prostat bezi iltihabı zaman içerisinde kronik hale gelebilmektedir. Bu durumda meydana gelen halsizlik, ateş yükselmesi, döküntü, ağrı gibi inflamatuar semptomlar ise hücrelerin çoğalmasına neden olarak bezin daralmasına ve sıvı tutulmasına neden olur ve kistlerin oluşmasına zemin hazırlar.
  • Parazitler: Kistlere neden olan parazitler çoğunlukla kist hastalığı olarak da bilinen hidatiklerdir. Bunlar, prostat kanalında ve çevresinde kist oluşumuna yol açan iltihaplanmaya neden olmaktadır.
  • Diğer Nedenler: Prostatın yumuşak dokularının fibrozisi, bu dokuların kısmen veya tamamen bloke olmasına neden olur. Zamanla bu doku kalınlaşarak 1-2 cm büyüklüğünde bir kist oluşturur. Yaygın yerler mesane boynunda veya prostatta olabilmektedir.

Prostat kisti tanı yöntemleri

Prostat kistleri ile ilgili mevcut literatürler, genellikle uzmanlar tarafından az sayıda rapor edilmiştir ve hastalığın nadiren meydana geldiğini vurgulamaktadır. Öte yandan, tanı yöntemlerinde ise bazı klinik belirtilerin yanı sıra ultrason, BT ve MRI gibi görüntüleme teknolojilerinden yararlanılmaktadır.

Burada öncelikle hastadan tıbbi öykü alınmakta ve idrar tahlili istenmektedir. Asıl kist tanısı içinse makattan girilerek yapılan transrektal ultrasonografi sonuçları değerlendirilir. Bazen bu işlemler esnasında inmemiş testis, idrar deliğinin daha geride olduğu hipospadias veya konjenital böbrek eksikliği gibi anormallikler de tespit edilebilmektedir.

Bunların yanı sıra teşhis süresince idrar akış testine, karın ultrasonografisine veya sistoskopiye de başvurulabilmektedir.

Prostat kisti tehlikeli mi?

Çoğu iyi huylu prostat kisti vakası tehlikeli değildir ve birkaç ay sonra kendiliğinden geçer. Bununla birlikte, tümörün kendi kendine iyileşmediği ve git gide büyüyerek malign kistlere dönüştüğü durumlar da vardır. Bunlar derhal tespit edilip tedavi edilmezse, erkeklerde sağlık sorunlarına, hatta kısırlığa neden olabilir.

Hastalığın yaygın komplikasyonlarından bazıları şunlardır:

  • Anal sıkışmaya neden olur.
  • İdrar atılımını olumsuz etkiler.
  • Böbrek fonksiyonlarını bozar ve idrar yolu hastalıklarına neden olur.
  • Mesane, rektum ve perine etkilendiği için testis iltihabına yol açar.
  • İdrar fonksiyon bozukluğuna, olası idrar yolu enfeksiyonuna ve taş oluşumuna sebep olur.

Prostat kisti tedavisi nasıldır?

Prostat kistlerinin tedavisinde genellikle ilaç kullanımı yerine uygulanan cerrahi prosedürler ile sonuç alınabilmektedir.

Tedavide küçük semptomatik kistler, transrektal ultrasonografi eşliğinde aspirasyon yapılarak temizlenebilmektedir.

Bu işlem aynı zamanda endoskopik yöntemlerle de rezeksiyon şeklinde uygulanabilir. Bazı durumlarda kistin endoskopik üretrotomi bıçağı ile kesilmesi söz konusudur.

Daha büyük kitleler içinse açık cerrahi, laparoskopik ya da robotik cerrahi gerekebilmektedir.

Her kist tedavi edilmeli mi?

Prostat kistlerinin tedavisinde hangi yöntemin uygulanacağına dair karar, temelde kistin yerleşim yerine göre verilmektedir.

Hastaya ciddi sorunlar oluşturmayan küçük kistlerde herhangi bir tedaviye gerek duyulmayabilmektedir.

Bunlar genellikle idrar kanalına yakın olmayan ve iyi huylu kistlerdir.

Öte yandan mutlaka tedavi edilmesi gereken diğer grup kistlerin ise ciddi semptomlara neden olduğu bilinmektedir.

Eğer konjenital olan ve idrar veya meni kanalını tıkama ihtimali bulunan kistler söz konusuysa, bunlarda tedavinin erken dönemde gerçekleştirilmesi çok daha iyidir.

Prostatta kist kanser göstergesi midir?

Prostat kistinin her zaman için kanser göstergesi olduğunu söylemek mümkün değildir. Kistik oluşumların oldukça büyük bir kısmı iyi huyludur. Öte yandan prostat adenokarsinomunun kistik formu beklenmedik semptomlar gösterebilir ve hastalığın lokal ileri evresi nedeniyle tedavi zor olabilir.

Bu tip vakalarda tercih edilen tedavi yöntemi cerrahidir. Kistlerin doğası ve seyri hakkında en doğru bilgi üroloji uzmanı tarafından verilecektir.

Prostat kanseri nedir?

Erkeklerde en sık görülen kanser türü olan prostat kanseri, birçok kez yavaş ilerlemekte, prostat beziyle sınırlı olmakta ve çok ciddi zararlara neden olmamaktadır.

Genellikle 65 yaş ve üzeri kişilerde görülen prostat kanserinde, organ dokusunu oluşturan hücrelerde bozulma meydana gelmekte ve tümör yapıları gelişmektedir.

Erken dönemde belirti vermeyen bu hastalık, zaman içerisinde kişiler tarafından idrar kanalına yapılan bası sonucu ortaya çıkan şikayetlerle fark edilebilmektedir.

Tanı ve tedavisi geciken bazı hastalarda ise kanserli dokular prostatla sınırlı kalmayıp çevre dokulara da yayılabilir.

Bazı prostat kanseri türleri minimum düzeyde olup sadece yakın takip gerektirirken, diğer türler agresif olabilmektedir. Bununla birlikte düzenli kontroller sırasında erken dönemde teşhis edilen prostat kanseri vakaları, başarılı tedavi için en iyi şansa sahiptir.

Prostat kanseri evreleri

Prostat kanseri söz konusu olduğunda tedavinin planlanması için öncelikle tümörün derecesine ve kanser evresine bakılmaktadır. Bu noktada en çok yararlanılan derecelendirme sistemi olan Gleason Skorlama Sistemi ile tümörün büyüme hızı ve farklılaşma biçimi hakkında bilgi sahibi olunmaktadır.

Prostat kanseri evreleri ise 4 aşamada değerlendirilir ve kanserin ne kadar yayıldığı konusunda hekimlerin fikir sahibi olmasını sağlar.

Bu aşamada kanserin metastazı, tümörün boyutu, lenf nodlarına yayılıp yayılmama durumu ve prostat dışındaki diğer alanlara sıçrayıp sıçramaması, kanser evresini belirleyen faktörler arasındadır. Buna göre;

  • Birinci Evre: Tümör yalnızca prostat içerisinde seyreder. Boyutu, rektal muayene esnasında anlaşılamayacak kadar küçüktür ve yayılımı bulunmamaktadır.
  • İkinci Evre: Prostat içerisinde ilerleyen kanser, çevre alanlara yayılmamıştır. Bu aşamada rektal muayene veya MR ile tümör tespit edilebilmektedir.
  • Üçüncü Evre: Kanser daha ileri bir aşamaya gelmiş ve sperm kesesi gibi dokulara yayılmıştır. Bunun dışında lenf nodlarına ve diğer organlara sıçrama, bu aşamada gerçekleşmemiş durumdadır.
  • Dördüncü Evre: Bu evre, metastazın en çok görüldüğü aşamadır ve kanser lenf nodları da dahil olmak üzere birçok farklı organa sıçrama eğilimi gösterir.

Prostat kanseri neden olur?

Prostat kanseri nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, en önemli risk faktörleri yaş ve aile öyküsüdür. Bu nedenle özellikle 50 yaş üstü erkeklere düzenli prostat kanseri taraması yaptırmaları önerilmektedir.

Buna göre bilinen risk faktörleri şöyle açıklanabilir:

  • Yaş: Yaşın ilerlemesiyle prostat kanseri riski artmaktadır. 50 yaş altı kişilerde ise hastalığa sık rastlanmamaktadır.
  • Aile Öyküsü: Aile üyelerinde prostat kanseri bulunması, kişideki riski artıran faktörler arasındadır. Ayrıca, ailede meme kanseri riskini artıran genler veya çok güçlü bir meme kanseri öyküsü varsa, prostat kanseri riski de daha yüksek olabilmektedir.
  • Obezite ve Tütün Kullanımı: Yapılan bazı çalışmalar, obez olan kişilerin sağlıklı bir kiloya sahip oldukları düşünülen kişilere kıyasla prostat kanseri açısında daha riskli bir grup olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Obez kişilerde, ayrıca kanserin daha agresif seyretmesi ve sonradan tekrarlaması olasılığı daha yüksektir. Bununla birlikte sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır.

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri erken evrelerinde hiçbir belirti göstermeyebilir. Daha ilerlemiş prostat kanseri vakalarında ise aşağıdaki gibi semptomlar ortaya çıkabilmektedir:

  • İdrar yapmada zorluk,
  • İdrar akış kuvvetinde azalma,
  • İdrarda veya menide kan bulunması,
  • Kemik ağrısı,
  • Erektil disfonksiyon,
  • Boşalma sırasında ağrı ve
  • Kasıklarda rahatsızlık hissi.

Prostat kanserini işaret eden bu belirtiler bazen iyi huylu prostat büyümesinin bir göstergesi de olabilir. Prostat bezinin büyümesine bağlı olarak gelişen benign prostat hiperplazinde de benzer belirti ve şikayetler görülebilir.

BPH nedir?

Prostat bezi büyümesi olarak da adlandırılan iyi huylu prostat hiperplazisi (BPH), erkeklerde yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Prostat bezinin büyümesi, idrar akışının engellenmesi gibi rahatsız edici semptomlara sebep olabilir.

Ayrıca mesane, idrar yolu veya böbrek sorunlarına neden olabilir. Bu hastalık bir kanser oluşumu olarak algılansa da iyi huylu prostat büyümesinin kanser olmadığı kesin olarak söylenebilmektedir. Ancak bazı hastalarda hem iyi huylu prostat büyümesi hem de prostat kanseri bir arada bulunabilir.

BPH hastalarında kist görülür mü?

İyi huylu prostat büyümesinin asıl nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörlerin etkisinin yüksek olduğu düşünülmektedir.

Bununla birlikte bazı çevresel faktörler ve dengesiz beslenme alışkanlıkları da belirtilere neden olan etkenler arasında sayılabilmektedir.

Bu hastalıkta prostatın kendisi büyümekte ve idrar yolunu tıkamaktadır, bunun dışında tıkanıklığa sebep olan kistik bir oluşum görülmemektedir.

Önceki İçerikDivertikül nedir? Mesane divertikülü nasıl oluşur?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz