Azospermi Tedavisi

Erkek kısırlığı (erkek infertilitesi) her geçen on yıl içerisinde giderek artan sıklıkta görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Sanayileşme toplumu, sanayileşen ve makinalaşan toplumda üretilen atık ürünler, çevresel toksinler, radyason, elektromanyetik alanlar, GDO’lu gıdalar, alkol, sigara, uyuşturucu maddeler, ilaçlar ve daha pek çok sebep erkeklerde üreme potansiyelini her geçen gün giderek azaltmaktadır.

Bunun bir sonucu olarak tek bir boşalma ile sperm sayısı giderek azalmakta ve hatta sıfıra inmektedir.

Azospermi bu bakımdan önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Menide hiç sperm bulunmamasına verilen bir isimdir. Tüm infertil hastaların yaklaşık %10-15’de görülebilmektedir. Doğuştan bir takım genetik sorunlara bağlı olarak oluşabileceği gibi sonradan çeşitli toksinler aracılığı ile de oluşabilmektedir.

Aşağıdaki yazılarda “azospermi nedir?” ile başlayan ve aklınızda tüm oluşabilecek sorulara ayrıntılı yanıt verecek şekilde çeşitli makalelerden alıntılanan tıbbi bilgiler yer almaktadır.

Azospermi nedir?

Azospermi uygun cinsel perhiz sonrası bir boşalma ile verilen meni içerisinde hiç sperm bulunmamasıdır. Normal sperm testi için genellikle 3 günlük bir cinsel perhiz sonrası 4. gün sperm testi verilmektedir.

Bu verilen miktar (ejekulat) içerisinde dölleme potansiyeli olan sperm hücreleri olmadığı zaman azospermi olarak isimlendirilmektedir. Ancak sperm olmadığını teyit etmek amacı ile en az 2 farklı sperm testi yapılmalı ve her ikisinde de sperm olmadığının belirlenmesi gerekir.

Azospermi ne sıklıkta görülmektedir?

Azospermi tüm erkekler dikkate alındığında %1 oranında görülmektedir. Çocuk istemi ile doktora başvuran infertil erkekler arasında ise bu oran %10-15 civarında görülmektedir. Özellikle çocuk talebi olan hastalarda bu oran oldukça anlamlıdır.

Azospermi çeşitleri nelerdir?

Azospermi kabaca iki başlık altında değerlendirilmektedir:

  • Tıkayıcı (obstruktif) Azospermi:

Spermlerin üretim yeri olan testislerden üretilen spermlerin duktus deferens denilen meni kanalı, meni kanalının üretra denilen penis içindeki kanala ağzının açıldığı yer ya da penis içindeki kanalın herhangi bir yerinde darlık olması durumunda azospermi görülebilmektedir. Bu darlıklar doğuştan olabileceği gibi sonradan geçirilmiş enfeksiyonlar, ameliyatlar ve kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak da oluşabilmektedir.

  • Tıkayıcı olmayan (non-obstruktif) Azospermi:

Spermin testislerden doğup penis ucundan dışarı atılımına kadar herhangi bir noktada darlık olmaksızın anatomik yapılardaki doğuştan ya da sonradan oluşan hasarlar neticesinde sperm üretilememesi durumudur. Bu durum tıkayıcı azospermiden daha fazla görülmektedir.

Azospermi sebepleri nelerdir?

Azospermiye yol açan pek çok faktör  bulunmaktadır. Üreme ile ilgili hücreler olan spermlerin üretim merkezi testislerdir. Ancak tek başına testis ile ilgili sorunlar azospermi yapmaz. Bununla birlikte başka faktörlerin de eklenmesi nedeniyle azospermi yapan nedenler 3 temel başlık altında incelenmektedir: 

  1. Pre-testiküler sebepler:

Testislerden önce üreme ilgili yapılarda olan bozukluklar sonucu meydana gelen azospermi için pre-testiküler sözü kullanılmaktadır. Bu ifade ile çoğu zaman anlatılmak istenilen endokrin bozukluklardır. Üremeyi tetikleyen hormonlar beyinde hipotalamus ve hipofiz denilen organlarda üretilmektedir.

Burada meydana gelen hormonlar beyin damarları ile sistemik dolaşıma katılmakta ve testislere gelerek yumurtalardaki üreme hücrelerini uyarmaktadır. Dolayısıyla hipotalamus ya da hipofizde görülen hastalıklar sonucu testislere yeterince uyarı gitmesini engeller ve bu durum azospermi ile sonuçlanabilir. 

  1. Testiküler sebepler:

Çocuk sahibi olmayı sağlayacak, kadın yumurtasını dölleyecek olan erkek üreme hücresi spermdir. Spermlerin üretim yeri ise testislerdir (yumurtalardır). Bu nedenle testisleri etkileyen doğuştan olan ya da sonradan gelişen tüm faktörler azospermi yapabilmektedir. Doğuştan patolojilerin başında inmemiş testis gelmektedir.

Testisin doğuştan hiç gelişmemiş olması ya da oluşan testisin aşağı torbaya doğru inmemiş olması testisin sperm üretimini bozabilmektedir. Bu durum da azospermi ile sonuçlanmaktadır. Ayrıca sonradan oluşan travmalar, kullanılan ilaçlar, kemoterapi ilaçları, radyoterapi ve varikosel gibi pek çok durum da azospermi sebepleri içerisinde testiküler sebep olarak bilinmektedir.

  1. Posttestiküler sebepler:

Testisten sonraki faktörler de azospermi yapabilmektedir. Burada kastedilen temel nokta anatomik olarak meni taşınmasını sağlayan kanal olan duktus deferens ve sonrasında görülen darlık ile birlikte ejekulatuar  disfonksiyonlar (boşalma bozuklukları) da bu grupta incelenmektedir. Kısaca bu durum da kendi içinde 2 grupta değerlendirilmektedir.

3a. Duktus deferens patolojileri:

Duktus deferens, testislerde oluşan spermin penis içindeki kanala atılımında görev yapan anatomik bir yapıdır. Çevresindeki diğer anatomik yapılara göre daha sert kıvamdadır. Spermlerin taşınmasında oldukça etkilidir. Bazen doğuştan bu yapı hiç olmaz. Bazen de çeşitli hastalıklar ya da travmalar sonucu içerisinde tıkanıklık oluşur ve sperm iletilemez. Erkek doğum kontrol yöntemi olarak da duktus deferensler cerrahi müdahale ile bağlanarak istemli azospermi durumu oluşturulabilmektedir.

3b. Ejekulatuar disfonksiyon (boşalma bozuklukları):

Anejekulasyon denilen boşalamama durumunda da azospermi görülebilmektedir. Burada spermler üretilmiş olsa ve taşıyıcı kanallar normal olmuş olsa bile boşalamamaya bağlı olarak menide sperm çıkmamaktadır.

Azospermi ile birlikte görülen genetik hastalıklar nelerdir?

Genetik, anne ve babamızdan bizlere aktarılan biyolojik mirasdır. Biyolojik yapı taşlarımızın temelini genetik alt yapımız oluşturmaktadır. Bir takım hastalıkların oluşum temeli ne yazık ki biz daha anne karnında iken şekillenmektedir.

Üreme potansiyeline sahip erkeklerde kabaca bu genetik alt yapının da sağlam olduğu biliyoruz. Azospermili hastalarda ise durum biraz farklıdır. Bu hastaların bir bölümünde üreme potansiyelini oluşturan genetik alt yapıda bir takım bozukluklar bulunabilmektedir.

Azospermili hastalarda görülen genetik bozukluklar 4 ana başlık altında incelenmekte olup bunlarla ilgili ayrı ayrı değerlendirme yapmak gerekmektedir. 

  1. Kromozom anomalileri:

Testis fonksiyonlarını bozan kromozom anomalileri bulunmaktadır. Normal bireylerde 22 çift otozom (44 adet) ve 1 çift seks kromozomu (2 adet) olmak üzere toplam 46 kromozom bulunmaktadır. Cinsiyet kromozomu olarak adlandırılan seks kromozomlarının bir tanesi X, diğeri ise Y dir (46XY).

Kromozom anomalileri normal populasyonda yaklaşık %0.5 gibi bir oranda görülmektedir. Ancak normal populasyonla mukayese edildiğinde infertil çiftlerde bu görülme oranı giderek yükselmekte ve yaklaşık %5.8 civarındadır.

Kromozom anomalileri otozomal kromozomlarda ya da cinsiyet kromozomlarında ayrı ayrı farklı oranlarda bozukluk görülmektedir. İnfertil bireylerde cinsiyet (seks) kromozom anomalileri %4.2 gibi bir oranda görülürken otozomal anomaliler %1.5 gibi bir oranda görülmektedir. Bu oranlardan da anlaşılacağı üzere infertil bireylerde cinsiyet kromozom anomalileri otomozomal anomalilerden daha sık görülmektedir.

Kromozom anomalileri de kendi içlerinde 2 grupta incelenmektedir:

1a. Yapısal anomaliler:

Kromozomların temel yapı taşlarını oluşturan elemanlarda görülen bozukluklar kastedilmektedir. Bunlar da aşağıdaki şekillerde olmaktadır:

  • Delesyon
  • İnversiyon: İnfertil erkeklerde 8 kat daha fazla görülür.
  • Duplikasyon
  • Translokasyon: İnfertil erkeklerde 8.5 kat daha fazla görülür.

1b. Sayısal anomaliler:

Kromozomlardaki eksik ya da fazla sayıları ifade etmek için kullanılır.

  • Tüm kromozomların birden fazla sayıda kopyalarını içeren poliploid
  • Bir ya da daha fazla kromozomun bir ilavesini ya da delesyonunu içeren hücreler anoploid şeklinde olmaktadır.

İnfertil erkeklerde sayısal kromozom anomalileri görülme sıklığı fazladır. Bunlar aşağıdaki şekillerde sıklıkla görülmektedir:

  • Klinefelter Sendromu
  • Mikst gonadal disgenezi
  • XYY erkekler

Klinefelter Sendromu, en sık görülen cinsiyet (seks) kromozom bozukluğudur. İnfertil erkeklerde normal toplumdaki erkek populasyona göre 30 kat daha fazla sıklıkta görülmektedir. Bu sendrom azospermili hastalarda ise %14 oranında görülmektedir. 

Dikkat edilecek nokta !!!

Tüp bebek (ICSI) sonrası oluşan gebeliklerde otozomal trizomi ve seks kromozom anoploidileri daha fazla oranda görülebilmektedir. Bu nedenle ICSI öncesi hastalarda sayısal ya da yapısal kromozom anomalisi saptandığında doktorunuzun uygun görmesi durumunda genetik danışma, preimplantasyon genetik teşhis ve bunlar için amniosentez ya da koryon villus örneklemesi ihtiyacı olabilir. 

  1. Y Kromozom Mikrodelesyonu:

Azospermik erkeklerin Y kromozomlarının uzun kolunda delesyon noktası saptanmış ve bu bölge özel olarak AZF bölgesi olarak isimlendirilmiştir. Bu bölgedeki genler özel olarak sperm oluşumu ile ilişkili genlerdir. Bu delesyonlar da 3 başlıkta toplanmaktadır:

  • AZFa delesyonları
  • AZFb delesyonları
  • AZFc delesyonları

Sperm oluşum aşamasında görülen defektlerin önemli nedenlerinden birisi de bu AZF bölgelerinde oluşan delesyonlardır. Sebebi tam olarak saptanamayan (idyopatik) azospermide görülme oranı %15-20  civarında iken sebebi tam olarak saptanamayan (idyopatik) sperm azlığı olan (oligozoospermi) hastalarında bu oran yaklaşık %7-10’dur.

  1. Konjenital vaz deferen agenezisine neden olan kistik fibrozis gen mutasyonları:

Otozomal resesif geçiş gösteren önemli genetik hastalıklardan biri de Kistik Fibrozis isimli hastalıktır. Bu hastalık Kistik Fibrozis Transmembran Regulatör (CFTR) genindeki mutasyonlara bağlı oluşur. Bu hastalarda genellikle iki taraflı birden vaz deferens denilen meni kanalı gelişimi yoktur. Fizik muayene ile iki taraflı birden vaz deferens palpe edilememesi durumunda infertil bir hastada akla mutlaka gelmeli ve bu açıdan araştırılmalıdır.

  1. Sperm fonksiyonlarını direk etkileyen genetik sendromlar

Bir takım genetik sendromlar direk olarak sperm oluşum aşamalarını etkileyerek infertilite ve azospermiye yol açmaktadır. Bu sendromlardan bazıları aşağıda sıralanmaktadır:

  • Primer silier diskinezi
  • Miyotonik distrofi
  • Usher Sendromu
  • Noonan Sendromu
  • Orak Hücre Anemisi
  • Genetik endrokrin bozukluklar
    • GnRH üretim ve salınım bozuklukları (Kallman sendromu ve Prader- Willi Sendromu)
    • FSH ve LH fonksiyon bozuklukları
    • Androjen sentez ve fonksiyon bozuklukları 

Sonuç olarak;

Yukarıda sıralandığı üzere Klinefelter Sendromu, AZF bölgelerindeki Y Kromozom Mikrodelesyonları başta olmak üzere pek çok genetik hastalıkta azospermi görülmektedir.

Azospermi belirtileri nelerdir?

Azospermi belirtileri normalde ancak sperm testi verildiğinde anlaşılabildiği için yok diyebiliriz. Daha doğru bir ifade ile azospermiyi gösteren direk bir klinik belirti bulunmamaktadır. Ancak hastanın daha önceden mevcut bir genetik hastalığının mevcudiyeti, herhangi bir nedenle testislerine travma, kemoterapi, cerrahi ya da radyoterapi almış olması azospermi açısından riskli olabileceğini düşündürebilir.

Azospermi için risk faktörleri nelerdir?

Azospermiyi direk olarak işaret eden bulgular yerine onu düşündürebilecek risk faktörleri daha anlamlı. Bu nedenle azospermi için risk faktörleri olarak aşağıdaki durumlardan bazılarını sayabiliriz:

  • Bilateral vaz deferens agenezisi
  • Testis travması
  • Genetik Sendromlar
  • Kromozom bozuklukları
  • Y kromozom mikrodelesyonları varlığı
  • İki taraflı doğuştan testis yokluğu
  • İki taraflı inmemiş testis varlığı
  • Kemoterapi
  • Radyoterapi

Azospermi hastalarında muayenede dikkat edilecekler nelerdir?

Azospermi hastalarında muayenede dikkat edilmesi gereken en önemli husus testislerdir. Normalde iki adet testis skrotum denilen cildin içerisinde bulunurlar. Testis muayenesinde ise dikkat edilmesi gerekenler;

  • Her iki testis var mı?
  • Her iki testis olması gereken yerde mi?
  • Her iki testis arasında boyut farkı var mı?
  • Her iki testis arasında kıvam farkı var mı?
  • Her iki testisi çevreleyen damarlarda genişleme (varikosel) var mı?
  • Her iki testisi çevreleyen ciltte şişlik, kızarıklık var mı?
  • Her iki testiste palpasyonla ağrı var mı?
  • Her iki testiste palpasyonla ısı artışı var mı?
  • Her iki testiste şişlik var mı?
  • Her iki testiste kızarıklık var mı?

Testislerin yanı sıra muayene de epididimler ve vaz deferenslerin yapısı da ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir. Muayene sırasında penis hastalıkları açısından da bakılması unutulmamalıdır.

Azospermi hangi hormon hastalıklarıyla birliktelik gösterir?

Azospermi yapan çok çeşitli hormonal hastalıklar bulunmaktadır. Bunların bir kısmı pretestiküler sebepler arasında saydığımız daha çok santral sinir sistemi (beyin) ile ilişkili hastalıklardır. Diğer bir bölümü ise testislerden üretilen testosteron hormonu üretimi  ilişkilidir.

  • Hipotalamus hastalıkları
  • Hipofiz bezi hastalıkları
  • Tiroid bozuklukları
  • Hipogonadotropik hipogonadizm
  • Kallman Sendromu
  • Klinefelter Sendromu
  • İzole FSH Eksikliği Sendromu
  • Bilateral inmemiş testis

Azospermi genetik midir?

Tüm azospermiler genetik bozukluklara bağlı olarak gelişmez. Ancak azospermisi olan erkeklerin yaklaşık %15-20’de çeşitli genetik bozukluklar görülmektedir. 

Azospermi geçer mi?

Tamamen azospermi yapan sebebe bağlı olarak değişir. Bir takım bazı genetik hastalıklarda (Komplet AZF delesyonları gibi) azospermide iyileşme beklenmez iken bazı hormonal hastalıklarda (hipogonadotropik hipogonadizm gibi) azospermi durumu tedavi ile tamamen düzelebilmektedir. Azosperminin geçip geçmeyeceğini öngörebilmek için aslolan azospermi yapan sebebi ne olarak oraya koymaktır.

Azospermi hangi genetik hastalıklarla birliktelik gösterir?

Klinefelter sendromu sıklıkla görülen genetik hastalıkların başında gelmektedir. Y kromozom mikrodelesyonları, Primer silier diskinezi, Miyotonik distrofi, Usher Sendromu, Noonan Sendromu, Orak Hücre Anemisi, Genetik endrokrin bozukluklar yapan hastalıklar gibi pek çok genetik hastalık ile azospermi birliktelik göstermektedir.

 Azospermi nasıl teşhis edilir?

Azospermi teşhisi koyabilmek için 3 günlük cinsel perhiz süresini takip eden 4. günde verilen meni testinde hiç sperm hücresi görülemediği durumunda teşhis edilir. Ancak azospermi teşhisini kesinleştirebilmek için ilk meni testinde sperm görülememesi durumunda ikinci bir test de mutlaka yapılmalıdır.

Azospermide genetik testler hangileridir?

Azospermik erkeklerde kanıta dayalı tıp bakımından günümüzde rutinde kullanılan 2 önemli test bulunmaktadır:

  • Kromozom Analizi
  • Y Kromozom mikrodelesyonu

Bu testlerin yanı sıra kullanılması önerilen çok sayıda genetik test tanımlanmıştır. Bir takım genetik markerlar spermatogenetik süreç hakkında bilgi vermekle birlikte araştırma amaçlı kullanılmakta olup klinik geçerlilikleri doğrulanmış testler değillerdir.

Bununla birlikte özellikle sperm FISH testi, haploid/diploid hücre oranlarının belirlenmesi ve bazı genetik markerların ön planda olduklarını biliyoruz.

Azospermi yapan testis hastalıkları nelerdir?

Azospermi yapan testis hastalıklarına baktığımızda doğuştan testislerin olmaması, inmemiş testis olması, testislere yönelik herhangi bir travma gelmiş olması, varikosel, çocukluk çağında geçirilen kabakulak enfeksiyonu sırasında testislerinde etkilenmiş olması, testis kanserleri, çeşitli kanser tedavileri sırasına kullanılan kemoterapi ilaçları, radyoterapiler gibi pek çok faktör testisleri olumsuz etkileyerek azospermiye yol açmaktadır.

Azospermi FSH ilişkisi nasıldır?

Folikül Stimulan Hormon (FSH), beyinde hipofiz denilen yapının ön kısmından salgılanan bir hormondur. Bu hormon beyinden sistemik dolaşıma katılarak testislere gelir ve sperm oluşumunu başlatır ve devamlılığını sağlar.

Azospermik erkeklerde özellikle primer testiküler yetmezlikli olgularda (örneğin Klinefelter Sendromu) testislerde yeterli üretim olmadığı zaman beyinden daha fazla uyarı testislere gönderilir. Bu nedenle aşırı FSH salınımı olur ve buna bağlı olarak kanda FSH yüksek seviyelerde bulunur.

Bununla birlikte her azospermi hastasında FSH yüksekliği saptanacak diye bir kural yoktur. Azospermi yapan sebebe göre FSH seviyesi değişkenlik gösterir. Mesela hipogonadotropik hipogonadizme bağlı gelişen azospermili erkeklerde FSH tam tersine düşüktür.

Geçici azospermi durumu olabilir mi?

Azospermi yapan sebebe göre bu durum değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle en az iki meni testi yapıldığı halde sperm bulunamaması durumunda azospermi teşhisi konulmaktadır. İlk örnekte bazen hasta sperm verme şeklini tam olarak bilememesi durumunda ejekulatı dışarı taşırdığında sperm çıkmayabilir.

Çok basit ve örnek verme hatasına bağlı olarak hastaya azospermi denilebilir. Bunun yanı sıra kimi zaman geçirilen ürogenital ya da sistemik enfeksiyonlar sırasında da azospermi geçici olarak görülebilir.

Azospermi doğuştan değil sonradan olur mu?

Elbette olabilir. Azospermi yapan başta genetik hastalıklar olmak üzere bir takım doğuştan görülen patolojiler olmakla birlikte sonradan azospermi olanlar daha fazla bir bölümü oluşturur. Travmalar, enfeksiyonlar, kanserler, ilaçlar, kemoterapiler, radyoterapiler ve daha pek çok sebep bu duruma yol açabilir.

Azospermi kendiliğinden geçer mi?

Bu durum azosperminin niçin oluştuğu ile yakından ilişkilidir. Azospermi yapan sebep spontan olarak düzeldiğinde ya da çeşitli tedaviler ile iyilileşme sağlandığında azospermide de düzelme görülür. Ancak bu bilgi hastaları kendiliğinden düzelmesi için bekleme konusunda cesaretlendirmemeli ve sebebinin tam anlaşılması için doktora başvuruyu geciktirmemelidir.

Zira sürecin belirlenmesi ve tedavinin planlanması bakımından bir yandan da zamana karşı bir yarış yürütülmektedir.

Azospermi teşhisinde kullanılan radyolojik yöntemler nelerdir?

Azospermi teşhisi için kullanılan spesifik bir radyolojik yöntem bulunmamaktadır. Ancak dolaylı yollarla azospermi sebebini araştırırken yapılabilecek bazı radyolojik görüntüleme yöntemleri vardır.

  1. Skrotal Ultrasonografi

Her iki testis yeri, boyutları ve testis dışı anatomik yapılarda oluşabilecek azospermi nedenlerini ortaya koymak amacı ile skrotal ultrasonografi gerekebilmektedir.

  1. Transrektal Ultrasonografi:

Özellike tıkayıcı tip (obstruktif) azospermili hastalarda seminal veziküllerin ve distal ejekulatuar kanal patolojilerinin gösterilmesinde gerekebilmektedir.

  1. Manyetik Rezonans Görüntüleme

Özellikle beyinde bulunan hipotalamus, hipofiz patolojilerinin gösterilmesinde anlamlı olabileceği gibi obstruktif (tıkayıcı) azospermilerde distal ejekulatuar kanal tıkanıklıklarının gösterilmesi durumunda da MR tercih edilebilmektedir. Yine inmemiş testis varlığının araştırılmasında ya da bilateral vaz deferens varlığının gösterilmesinde MR gerekebilmektedir.

Azospermide kanal tıkanıklığı nasıl anlaşılır?

Kanal tıkanıklığını düşündüren bazı ipuçları vardır:

  • Semen volümüne bakmak: Verilen meni miktarı 1.5 ml altında olması
  • Semende biyomarker araştırmak: Çeşitli genetik ya da biyokimyasal biyomarkerlerın semende tayini ile tıkanıklık konusunda öngörüde bulunulabilir. Mesela semende fruktoz bakılması gibi.
  • Radyolojik görüntüleme yöntemleri: Skrotal ultrasonografi, transrektal ultrasonografi ya da manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi çeşitli yöntemler ile tıkanıklık araştırılabilmektedir.

Azospermide ultrasonun kullanımının amacı nedir?

Azospermi araştırmasında ultrasonografi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle azospermi araştırmalarında çoğunlukla tercih edilmektedir. Maliyet olarak ucuz olması yanı sıra noninvaziv olmaları da ayrı bir tercih sebebi olarak durmaktadır. Tüm bu bilgileri özetleyecek olursak aşağıdaki tablolar için çoğunlukla ultrasonografi istemi yapılmaktadır:

  • Testislerin yerinde olup olmadıklarının araştırılması
  • Testislerin boyutlarının belirlenmesi
  • Testisler dışındaki epididim denilen organ hakkında bilgi edinilmesi
  • Vaz deferensler olarak bilinen sperm taşıma kanalları hakkında bilgi
  • Testisleri besleyen damarların incelenmesi
  • Rektal yolla yapılacak olduğunda seminal vezikül değerlendirilmesi
  • Rektal yolla distal ejekulatuar kanal kistlerinin gösterilmesi

Azospermi sperm çıkışı engellenerek oluşabilir mi?

Evet oluşabilir. Bu durum tıpta obstruktif (tıkayıcı) azospermi olarak isimlendirilmektedir. Sperm çıkışı engellemede anatomik bariyer olduğunda azospermi olarak görülebilir. Ancak “sperm çıkışı engellenmesi” ile kastedilen şey mastürbasyon sırasında dışarı akmasını engelleme suretiyle meninin dışarıya gelmesine bilinçli olarak mani olmak ise bunun yukarıda ismi geçen obstruktif azospermi ile herhangi bir ilişkisi yoktur.

Azospermi tedavisi nasıldır?

Azosperminin tedavisi azospermi yapan sebebe göre farklılık göstermektedir. Tıkayıcı tip azospermilerde mümkünse tıkanıklık oluşumunu medikal ya da cerrahi yollarla gidermek hastalığı tedavi edebilecektir.

Tıkayıcı olmayan tip azospermide ise yine bu duruma yol açan sebebe göre tedavi değişmektedir. Bu grup hastalarda da medikal, hormonal ilaçlar kullanılabileceği gibi bu tip tedavilere başarısızlık durumunda mikrotese denilen yöntem ile testislerin içinden sperm aranabilmesi mümkündür.

Azospermide kullanılan ilaçlar hangileridir?

Azospermik hastada sıklıkla kullanılan ilaçlardan bazıları aşağıda verilmiştir. Bu ilaçların kime, hangi dozda ve ne kadar süre ile kullanılacağı tamamen hekim bilgisi ve kontrolünde olmaktadır.

  • Antioksidan ilaç tedavileri
  • Hormonal ilaç tedavileri

Azospermi ilaçları tedavide etkili mi?

Bu ilaçların kullanımı sonrası tedavi başarısı artmaktadır. Özellikle hipogonadotropik hipogonadizm hastalığına bağlı gelişen azospermi gibi hormonal bozukluklara bağlı gelişen hastalık durumunda bu başarı oranı daha da artmaktadır.

Azospermi tedavisinde hangi cerrahi yöntemler uygulanmaktadır?

Azospermi tedavisinde sıklıklıkla uygulanan cerrahi yöntem mikroTESE, TESA, MESA, PESA gibi ameliyatlar ile her iki testisten sperm aranmasıdır. Bununla birlikte tıkayıcı tip azospermili olgularda distal ejekulatuar kanal tıkanıklığını açmaya yönelik TURED ameliyatı da yapılabilmektedir.

Ayrıca ileri derecede klinik olarak belirgin ve testislerde küçülme ile birlikte seyreden varikosel (damar genişlemesi) durumunda başarı şansı düşük olmakla birlikte hastanın özelliklerine göre kimi zaman tercih edilebilmektedir. Yukarıdaki cerrahi işlemlerin yanı sıra özel olarak saptanabilen bir sebep varsa ilgili yapı için o duruma özel cerrahi seçenekler de mevcuttur.

Azospermi tedavisinde en başarılı yöntem hangisidir?

Azospermi tedavisinde başarıyı belirleyen önemli kriter azospermi yapan sebebin belirlenmesidir. Bu sebep belirlenmesi durumunda ona yönelik başlanılan tedavide de başarı elde edilecektir. Bazı hastalarda yalnızca ilaç tedavisi ile bile başarı elde edilebilirken (hipogonadotropik hipogonadizm gibi), bazılarında ise cerrahi yöntemler çözüm olabilir.

Azospermi 2019 ve 2020 yıllarında güncel tedaviler hangi kaynaklardan takip edilebilir?

Hem Azospermi 2019 güncel tedavileri ve hem de Azospermi 2020 yılı güncel tedavileri konusunda sağlıklı bilgi alınabilecek temel kaynaklar Amerika (AUA) ve Avrupa (EAU) Kılavuzlarıdır (Guidelines). Bunun yanı sıra önemli uluslararası Androloji dergilerilerinde yer alan bilimsel içerikli makalelelerden de istifade edinilebilir.

Azospermide bitkisel tedavi kullanılabilir mi?

Azospermi tedavisinde önerilen çok çeşitli bitkisel tedavi kürleri bulunmaktadır. Bunların çoğunluğunun kanıta dayalı tıp açısından ispat edilmiş etkinlikleri yoktur. Buna rağmen modern tedavi yöntemleri ile çözüm bulamayan bir grup hastanın da şifayı bu kürlerde aradığı bir gerçektir.

Azospermide PRP uygulamaları

PRP (platelet rich plazma), kişinin kendi kanında bulunan trombosit / platelet denilen kan hücrelerinden oluşan zengin kan anlamına gelmektedir. Burada platelet hücreleri ve büyüme faktörleri içeren zengin plazma elde edilmekte ve bu plazma kişiye enjekte edilmektedir. Başta cilt gençleşmeşi olmak üzere pek çok hastalıkta bu hücreler iyileştirme ve yenileme amaçlı kullanılmaktadır.

Bu bakımdan azospermi hastalarında da PRP uygulamasının faydalı olabileceği ihtimalini akla getirmektedir. Teorik olarak kişinin kendi hücrelerini içerdiği için yan etki oluşması beklenmediği gibi fayda etme ihtimali yüksek gözükmektedir. Buna karşın kanıta dayalı tıp açısından ispatlanmış ve çok sayıda klinik çalışma ile ortaya başarısı konulmuş bir durum olmaktan uzaktır. 

Azospermide tüp bebek şansı nasıl?

Azospermik hastada tedavi ile aslolan konu sperm elde edebilmektedir. Bu sperm spontan boşalma ile elde edilebileceği gibi menide sperm bulunamaması durumunda testisin içi açılarak mikroTESE yöntemi ile de elde edilebilir. Azospermi yapan durumlar çok farklı sebepler olduğu için her biri için ayrı ayrı ele almak ve tüp bebek şansını da ona göre değerlendirmek gerekir. Tedavi sonucunda sperm elde edilebilmiş ise tüp bebek için elbette şans var demektir.

Azospermide doğal yolla hamile kalmak mümkün mü?

Elbette mümkündür. Ancak tamamen azospermi yapan sebep ve onun başarılı tedavisi ile yakından ilişkilidir. Özellikle hipogonadotropik hipogonadizm gibi doğuştan görülen bozukluklar sonrası oluşan azospermi başarılı bir şekilde tedavi edilebilmekte ve sonrasında doğal yolla hamile kalmak mümkün olabilmektedir.

Azospermide kök hücre tedavisi yeri var mı?

Tıpkı PRP tedavisinde olduğu gibi bugün için kanıta dayalı tıp açısından kesin etkili olduğu kanıtlanmamakla birlikte teorik olarak etkili olabileceği tahmin edilmektedir. Bu konuda doğru kanıya varabilmek için daha fazla deneysel ve klinik çalışmaya ihtiyaç vardır.

Azospermi ve sigara ilişkisi var mı?

Sigara akciğerler yolu ile vücuda girdikten sonra toksinlerinin tamamı kan aracılığı ile tüm vücut hücrelerini olumsuz etkilemektedir. Sperm fonksiyonlarının sigaradan olumsuz etkilendiği pek çok klinik çalışma ile gösterilmiştir. Bu nedenle azospermisi olan hastalarda sigarayı bırakmak güçlü bir şekilde önerilmektedir.

Azospermi ve varikosel birlikteliği nasıldır?

Varikosel, testislere giden kirli kan taşıyan damarlarda ileri derecede genişleme olmasıdır. Bu genişlik içerdiği toksinler ve sıcaklık-ısı artışı bakımından sperm fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir. Azospermik hastaların bir bölümünde varikosele rastlanmaktadır. Ancak azospermisi olan ve beraberinde varikoseli olan hastalarda,  varikosel ameliyatı tedavisi sonrası spontan sperm üretimi konusunda bildirilen çalışmalar sperm sayılarında artış sayılarını oldukça düşük oranlarda bildirmektedirler. 

Azospermi ve testis biyopsisi uygulamaları

Azospermi hastalarında yalnızca tanısal amaçlı testis biyopsisi uygulamaları günümüzde terk edilmiştir. Bu hastalarda biyopsi planlanacak ise bu işlemin mikroTESE yöntemi ile sperm aranmasının ve elde edilecek spermlerin de aynı seansta tüp bebek tedavisinde kullanılmasının uygun olacağı konusunda uzmanlar arasında görüş birliği vardır.   

Azospermi vakalarında uygulanan ameliyatlar hangileridir?

Ankara’da Çukurambar bölgesinde azospermi ve infertilite tedavisi yapan pek çok merkez bulunmaktadır. Bu merkezlerde ve tüm dünya da yaygın olarak uygulanan ameliyatların başında mikroTESE gelmektedir. Bunun yanısıra TESA, PESA, MESA, TURED ya da daha az oranda mikroskobik varikoselektomi gibi pek çok ameliyat uygulanmaktadır.

Azospermi alternatif tıp yöntemleri ile tedavi edilebilir mi?

Günümüzde “alternatif tıp” terimi pek çok hekim tarafından artık kullanılmamaktadır. Bu ifade yerine daha çok “tamamlayıcı tıp” ibaresi yer almaktadır. Azospermi tedavisinde esas olan kanıta dayalı tıp zemininde etkinliği ve güvenirliği kanıtlanmış olan yöntemlerin kullanılmasıdır.

Bunun dışındaki tedavilerin azospermi tedavisinin temelini oluşturamayacağının bilinmesi önemlidir. Bu kapsamda kullanılabilecek tüm yöntemlerin ancak “tamamlayıcı” olabileceği unutulmamalıdır.

Azospermi ilaçlarının yan etkileri nelerdir?

Azospermi tedavisinde çok farklı tekli ilaç ya da ilaç kombinasyonları kullanılmaktadır. Kullanılan ilaca göre yan etki profili farklılık göstermektedir. Genel olarak ampirik tedavi kapsamında kullanılan ilaçların ciddi yan etkileri bildirilmemiştir. Bunun yanı sıra yan etkiler hormonal denge üzerinden etki eden ilaçlarda görülmektedir. Bu yan etkiler de az görülmekle birlikte kimi hastalarda yaşam kalitesini etkileyebilmektedir. Özellikle kilo artışı, memelerde büyüme, tüylenme artışı, ciltte yağlanma artışı gibi yan etkiler az da olsa görülebilmektedir.

Azospermi ameliyatı olanlarda oluşabilecek yan etkiler nelerdir?

Bu soru ile kastedilen sıklıkla mikroTESE ameliyatıdır. Bu ameliyatlardan sonra oluşabilecek yan etkiler az olmakla birlikte yine de erken dönemde testislerde hematom, kanama ya da enfeksiyon görülebilmektedir. Geç dönemde ise testis volümünde azalma ve bununla ilişkili semptomlar ön plandadır.

Azospermi akupunktur tedavisi ile iyileşir mi?

Literatürde azospermili hastalarda akupunktur tedavisinin denendiği ilgili çalışmalar ve bunların az bir kısmında başarı elde edildiğini bildiren yayınlar bulunmakla birlikte uzun dönemli, randomize, yeterli vaka sayıları olan çalışmalar bulunmamaktadır. Bu nedenle tamamlayıcı tıbbi bir yöntem olmaktan öteye geçebilecek bir iyileşme oranı bildirilmemiştir.

Azospermi beslenme alışkanları ile ilişkili mi?

Diyet alışkanlıkları ile sperm fonksiyonları arasındaki ilişkiyi belirten çalışmalar mevcuttur. Obezite, kilo alımında artış, fast-food tarzı gıda tüketimi, aşırı yağlı diyet, aşırı karbonhidrattan zengin ya da aşırı fakir diyet gibi pek çok beslenme şekli sperm fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte antioksidan gıdalar başta olmak üzere çeşitli tüketilen gıda ürünlerinin de azospermik hastalarda olumlu etkisi olduğu bilinmektedir.

Azospermi sorunu yaşayan bireyler için öneriler nelerdir?

  • Azospermi sebebinin araştırılması için doktor muayene ve kontrolü
  • Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi
  • Uyku düzeninin sağlanması
  • Çevresel toksinlerden uzaklaşılması
  • Sigara, alkol, uyuşturucu gibi maddelerden uzaklaşılması
  • Obezite ile mücadele
  • Düzenli egzersiz
  • Yaşam tarzı alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi
  • Etkili ve uzmanı tarafından takip edilen ilaç kullanımı
  • Psikolojik açıdan iyileşme ile ilgili tam bir motivasyon
  • Çeşitli ilaç kullanımlarının sınırlandırılması

Azospermi nasıl önlenebilir?

Azospermi doğuştan gelen bir sebebe bağlı ise yeni oluşumu için değil mevcut durumu iyileştirmek için tedaviler planlanmaktadır. Sonradan oluşan azospermilerde ise en kritik hadise azospermiye yol açan sebebin kesin ve net bir şekilde ortaya konulmasıdır.

Azospermi yapan sebep ortadan kaldırıldığında sorun da kendiliğinden giderilmiş olacaktır. Mesela bilinen bir çevresel faktörün uzaklaştırılması ya da azospermiye yol açacak ilaçların düzenlenmesi ile oluşabilecek azospermi için bir önlem olabilir.

Azospermi erkek faktör kısırlık tedavisinde başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?

Tedavide başarıyı etkileyen faktörlerden bazıları aşağıda sıralanmaktadır:

  • Genetik faktör
  • Hasta yaşı
  • Azospermi oluşturan sebep
  • Testis volümü
  • Başlangıç FSH miktarı
  • Testosteron düzeyi

Eşi azospermi olup kendiliğinden gebe kalanlarda sorunsuz gebelik yaşamak mümkün mü?

Eşi azospermi olup spontan olarak kendiliğinden gebe kalan kadınlarda hem kadın faktör hem de doğacak olan bebek açısından sorunsuz bir gebelik elbette yaşamak mümkündür.

Eşi azospermi olanlar tüp bebek tedavisine ne zaman başlamalı?

Bu sorunun net cevabını çifti değerlendiren hekimler verebilir. Zira erkek faktör açısından Androlojik muayene ve kadın faktör açısından Jinekolojik muayene ve değerlendirmeler tamamlandıktan sonra net tarih belirlenmektedir.

Azospermide Ginseng kullanımı uygun mu?

Pek çok bitkisel ürün gibi azospermi tedavisinde Ginseng kullanımı da gündemdedir. Ancak etkinliğini gösteren büyük sayıda hasta serileri bulunmamaktadır.

Azoospermi hormon testi olarak hangilerine bakılmaktadır?

  • FSH
  • LH
  • Estradiol
  • Total testosteron
  • TSH
  • Prolaktin 

Azospermi hastası ne yemeli?

Antioksidan içerikli gıdalar başta olmak üzere (çekirdekli siyah kuru üzüm, incir, bal, nohut, çörek otu, fındık, badem, ceviz) günlük belli  kaloriye sahip yiyeceklerden tüketmelidir. Mevsimine uygun meyveler de unutulmamalıdır.

Azospermi hormon tedavisi uzun sürer mi?

Hormonlarla tedavi süresi mevcut hastalığa bağlı olarak değişmekle birlikte özellikle azospermi hastalarında 3-28 ay arası gibi geniş bir süreçte olabilmektedir. Bunun için ilgili hekimin karar vermesi uygundur.

Azospermi ile hamile kalanlarda gebelik başarısı normalden farklı mı?

Azospermili hastalarda asıl önemli sorun sperm bulunup bulunamamasıdır. Sperm varlığı her zaman için şansın olabileceğinin işaretidir. Normal gebelik başarısından farklı olup olmadığını belirleyecek olan azospermili hastada elde edilen spermin kalitesi ile ilişkilidir.

Azospermide mikro tese ile sperm elde edilebilir mi?

Azospermili hastalarda mikroTESE yöntemi ile sperm elde edilebilir.

Azospermi olup çocuğu olanlarda doğuştan görülen hastalıklar var mı?

Azospermi olup çocuğu olanlar ile azospermi olmayıp çocuğu olanlar arasında doğuştan görülen hastalık açısından bildirilmiş herhangi bir bilimsel farklılık bulunmamaktadır.

Azospermide patoloji sonuçları sonraki tedavi başarısını öngörebilir mi?

Azospermi hastalarında mikroTESE işlemi sırasında sperm bulunamadığı takdirde sperm öncül hücrelerinin mevcudiyetinin araştırılması için çoğu zaman patolojik örnek gönderilmektedir. Bu örnek patolojilerinde gelen sonuçlar ile sonraki tedavi başarısı hakkında öngörüde bulunulması beklenmektedir. Özellikle hipospermatogenez olarak gelen sonuçlarda tedavi ile sonradan daha fazla sperm elde edilebilmektedir.

Azospermide PRP tedavisinin yeri var mı?

Kanıta dayalı tıp bilgileri bakımından bugün için PRP tedavisinin azospermik hastalarda etkinliği kanıtlanmamıştır. Daha ileri düzey çalışmalar ile konu önümüzdeki günlerde aydınlanmış olacaktır.

Azospermi ROSİ tekniği ile tedavi edilebilir mi?

Azospermili hastalarda mikroTESE yöntemi ile olgun sperm elde edilemediği kimi durumlarda boyun ve kuyruk kısımları henüz oluşmamış sperm round hücreleri elde edilmekte ve bunların kadın yumurtası ile döllenmesi gerçekleştirilebilmektedir.

Azospermide sperm sayısını artıran ilaçlar var mı?

Azospermide sperm sayısını artıran çok çeşitli ilaçlar bulunmaktadır. Antioksidanlar ve hormonlar bu ilaçların en önde gelenleridir.

Azospermide tüp bebek şansı var mı?

Sperm elde edilmesi durumunda elbette bu şans vardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz