Cinsel İktidarsızlık Tedavisi Ankara

Birçok erkekte zaman zaman görülebilen bir sorun olan iktidarsızlık (sertleşme sorunu, ereksiyon kaybı), penisin sertleşmesi veya ereksiyon halini koruması konularında yaşanan zorluğu ifade etmektedir.

Bununla birlikte tıpta erektil disfonksiyon olarak da bilinen durum, tatmin edici bir cinsel birleşmenin sürekli ya da aralıklı olarak gerçekleşmemesi durumunda endişe kaynağıdır.

Ereksiyon nasıl meydana gelir?

Ereksiyon aslında duyusal ve zihinsel uyarım ile başlayan bir süreçtir. Cinsel uyarılma sırasında sinir ağından iletilen mesajlar, penise ulaşmaktadır. İmpuls adı verilen ve sinir teli boyunca meydana gelen bu kimyasal ve elektriksel değişiklikler, corpora cavernosa kaslarının gevşemesine neden olarak kanın bu bölgeye akmasını mümkün hale getirmektedir.

Corpora cavernosa, sertleşme esnasında içi kan dolan ve süngerimsi bir dokuda olan, iki adet tüp biçimindeki yapılardır. Bu bölgeye dolan kan, basınç oluşturarak penisin genişlemesini ve ereksiyon oluşmasını sağlamaktadır.

Corpora cavernosa yapısını çevreleyen tunica albuginea isimli zar, ereksiyon halinin sürdürülebilmesi adına kanın tutulmasına yardımcı olmaktadır.

Normal şartlarda ilişki sonrasında, boşalmanın yaşanmasıyla ise ereksiyon tersine dönmekte ve kan akışı durmaktadır. Kanalların açılması ve kanın geri akışı ile bu noktada penisteki sertlik kaybolmakta ve penis boyu da eski haline dönmektedir.

iktidarsizlik nedirCinsel iktidarsızlık nedir?

Cinsel organın herhangi bir sebebe bağlı olarak sertleşmemesi veya ereksiyon halini koruyamaması olarak bilinen iktidarsızlık ya da tıbbi adıyla erektil disfonksiyon, günümüz toplumlarında pek çok erkek tarafından yaşanan ve çeşitli tedavi yolları bulunan bir sorundur.

Ortalama her 10 erkekten en az birinin yaşamı boyunca belirli bir dönemde karşılaştığı iktidarsızlık problemi, çeşitli psikolojik veya fiziksel faktörlere bağlı ortaya çıkabilmektedir. Erektil disfonksiyonun özellikle psikolojik sorunlara ve yaşam tarzı tercihlerine göre arada bir ortaya çıkıyor olması endişe verici bir durum olmasa da sık görülen sertleşme problemlerinin bir sağlık sorununa işaret ettiği düşünülebilmektedir.

Cinsel iktidarsızlık belirtileri

Erektil disfonksiyon için en göze çarpan belirti elbette ki peniste sertlik elde edilememesi veya bu sertliğin cinsel ilişki süresince korunamamasıdır. Bununla birlikte azalan cinsel istek de sertleşme sorununun bir belirtisi olarak kabul edilmektedir.

Öte yandan iktidarsızlık rutin ve rahatsız edici bir sorun haline geldiğinde, atılması gereken en önemli adım bir üroloji uzmanına başvurmaktır. Altta yatan nedenin yalnızca psikolojik faktörlere bağlı olmayabileceği düşünüldüğünde, bu problem için vakit kaybetmeksizin uygun tedavinin planlanması oldukça önemlidir.

Bazı durumlarda, erkeklerde damar sisteminde tıkanıklıkların oluştuğu kardiyovasküler hastalıkların da önemli bir göstergesi olabilen sertleşme sorunu, bu anlamda göz ardı edilmemesi gereken bir problemdir.

Cinsel iktidarsızlık nedenleri

İktidarsızlık olarak bilinen erektil disfonksiyon, farklı sebeplerle ilişkilendirilen bir cinsel fonksiyon bozukluğudur. Cinsel uyarılma erkeklerde beyni, sinirleri, hormonları, duyguları, kasları ve kan damarlarını doğrudan etkileyen oldukça karmaşık bir süreçtir.

Erektil disfonksiyon, bunlardan herhangi biriyle ilgili problemden kaynaklı oluşabilmektedir. Aynı şekilde, stres ve zihinsel sağlık sorunları da iktidarsızlığa neden olabilmektedir.

Erektil disfonksiyona sebep olabilecek bazı fiziksel problemler aşağıdakileri içermektedir:

  • Bazı kalp rahatsızlıkları ve kan damarlarının tıkanmış olması (ateroskleroz),
  • Kolesterol ve kan basıncı yüksekliği,
  • Obezite, diyabet ve metabolik sendrom,
  • Bazı reçeteli ilaçların kullanımı,
  • Parkinson hastalığı,
  • Multipl skleroz,
  • Tiroid bozuklukları ve erkeklik hormonu te…..n eksikliği de dahil olmak üzere hormonal bozukluklar,
  • Peyronie hastalığı gibi penisin yapısal ve anatomik bozuklukları,
  • Aşırı alkol tüketimi, tütün ürünleri kullanımı ve madde bağımlılığı,
  • Uyku bozuklukları,
  • Prostat kanseri, prostat hastalığı tedavileri ve cerrahi komplikasyonlar,
  • Omurilik veya pelvik bölge yaralanmaları ve bu bölgelerle ilgili geçirilmiş ameliyatlar,
  • Pelvik bölgeye uygulanan radyasyon tedavileri.

Bunların yanı sıra birtakım tedavi edilebilir psikolojik hastalıklar veya günlük değişen duygu durumları da iktidarsızlık oluşumuna etken faktörlerdir. Beyin, cinsel heyecan duygularından başlayarak ereksiyonu sağlayan bir dizi fiziksel olayı tetiklemede kilit bir rol oynar.

Bu süreçte pek çok etken, cinsel duygulara müdahale edebilmekte ve erektil disfonksiyona yol açabilmektedir.

Buna göre, iktidarsızlık sebebi olarak bilinen psikolojik faktörler

  • Stres ve ilişki çatışmaları,
  • Yüksek kaygı düzeyi,
  • Depresyon ve anksiyete,
  • Sosyal, kültürel veya inanç çatışmalarından kaynaklı duygu durum bozuklukları,
  • Özgüven eksikliği ve herhangi bir travmaya bağlı oluşan suçluluk duygusu,
  • Cinsel performans konusunda endişeli olma durumu.

Cinsel iktidarsızlık yapan ilaçlar

Erektil disfonksiyon, bir dizi reçeteli ilacın ortak bir yan etkisidir. Bu ilaçlar bir hastalığı veya durumu tedavi etme sürecinde, erkeklerin hormonlarını, sinirlerini veya kan dolaşımını etkileyerek iktidarsızlığa sebep olabilmektedir. Potansiyel bir yan etki olarak listelenebilecek yaygın ilaçlar ise şunları içerir:

  • Diüretikler (idrar akışını artıran ilaçlar),
  • Antihipertansifler (yüksek tansiyon ilaçları),
  • Antihistaminikler ve antidepresanlar,
  • Parkinson hastalığı ilaçları,
  • Antiaritmikler (düzensiz kalp ritmine yönelik ilaçlar),
  • Sakinleştiriciler ve kas gevşeticiler,
  • Steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar,
  • Histamin H2-reseptör antagonistleri,
  • Bazı hormon ilaçları ve nöbet önleyici ilaçlar,
  • Kemoterapi ilaçları ve prostat kanseri ilaçları.

Cinsel iktidarsızlık için risk faktörleri

Erektil disfonksiyon, aynı anda birçok bozukluk ve hastalığa eşlik edebilen bir semptomdur. Buna göre sertleşme sorunu için doğrudan risk faktörleri şunları içerebilmektedir:

  • Prostat sorunları,
  • Tip 2 diyabet ve obezite,
  • Bir dizi endokrinolojik durumla ilişkili hipogonadizm,
  • Hipertansiyon ve yüksek kolesterol,
  • Kalp ve damar hastalıkları,
  • Obstrüktif uyku apnesi ve insomnia gibi kronik uyku bozuklukları,
  • Düşük HDL seviyeleri ve nörojenik bozukluklar,
  • Peyronie hastalığı veya priapizm,
  • Depresyon ve benzeri duygu durum bozuklukları,
  • Böbrek yetmezliği gibi birçok kronik hastalık,
  • Vasküler hastalık veya hipertansiyon gibi diğer risk faktörlerinin etkilerini artıran tütün ürünleri kullanımı.

Cinsel iktidarsızlık problemi nasıl teşhis edilir?

Teşhis süresince öncelikle hastanın tıbbi geçmişi ve cinsel deneyimlerine yönelik anamnez alınmaktadır. Bu, iktidarsızlığa yol açan durumları veya hastalıkları ortaya çıkarabilmekte ve ereksiyon, boşalma, orgazm veya cinsel istek ile ilgili sorunları ayırt etmeye yardımcı olabilmektedir. Sonrasında ise tanıyı kuvvetlendirmek amacıyla fiziksel muayene geçilir.

Bu sayede ise sistemik sorunları işaret eden birtakım ipuçları elde edilebilmektedir. Buna göre;

  • Penise uygulanan belirli dokunuşlara tepki alınamaması, sinir sistemini ilgilendiren bir sorunun belirtisi olabilir.
  • Tüylenme biçimi, göğüs dolgunluğu gibi birtakım ikincil cinsiyet özelliklerinin bulunması, endokrin sistemine bağlı hormonal bozuklukların bir nedeni olarak değerlendirilebilir.
  • Dolaşım sorunlarına bağlı anevrizma görülebilir.
  • Penisin olağandışı özellikleri, iktidarsızlığa neden olan temel sorun olarak ortaya çıkabilir.

Öte yandan, ihtiyaç dahilinde hastaya psikososyal muayene de yapılabilmektedir. Bu, performansı etkileyebilecek psikolojik faktörlerin ortaya çıkarılmasına yardımcı olmak için yapılır. Ayrıca, cinsel ilişki sırasında karşılaşılan beklenti ve algıların belirlenmesi için cinsel partnerle de görüşme sağlanabilmektedir.

Cinsel iktidarsızlık tanısında uygulanan testler

Tanı yöntemleri arasında yer alan testler tam kan sayımını, karaciğer ve böbrek fonksiyon testlerini, idrar tahlilini, tiroid fonksiyon testini ve lipid profil ölçümlerini içermektedir. Bununla birlikte hormon ölçümü de genellikle libido azalması şikayeti veya diyabet öyküsü olan erkek hastalara yapılmaktadır.

Kan hormonu incelemelerinde, cinsellikle ilgili hormonların herhangi birinde anormallik olup olmadığını görmek için kandaki erkeklik hormonu ve prolaktin seviyeleri ölçülebilir. Nitekim bazı hastalarda erkeklik hormonu eksikliğinin, iktidarsızlık nedeni olmaktan ziyade sonucu olduğunu söylemek mümkündür.

Düşük erkeklik hormonu seviyeleri, seksüel aktivitenin azalmasının yanı sıra depresyon gibi psikolojik sorunlardan da kaynaklı olabilmektedir.

Laboratuvar testlerinin yanı sıra tanı sürecinden birtakım görüntüleme testlerinden ve diğer prosedürlerden de yararlanılmaktadır. Bunlar;

  • Penil renkli Doppler ultrasonografi: Penisi besleyen kan damarları, bu yöntem ile izlenebilmekte ve test sırasında damarlardaki kan akım miktarı ölçülebilmektedir. Prosedür öncesinde görüntülemenin detaylandırılması adına penis içerisine damar genişletici bir ilaç enjekte edilebilir. Bu, iktidarsızlık tanısı koyma sürecinde en sık başvurulan yöntemdir.
  • NPT (gece ereksiyonu testi): Hastanın gece uykusu esnasında normalde olması gereken sertleşmelerin olup olmadığını ölçmek amacıyla yapılmaktadır. Bunun için penis çevresine halka benzeri bir cihaz geçirilmekte ve evde ya da özel uyku laboratuvarlarında yapılan test süresince ereksiyonların ne kadar güçlü olduğu, sayısı ve ne kadar sürdüğü kaydedilebilmektedir.
  • Kavernozografi: İntrakavernosal enjeksiyon olarak da adlandırılan bu enjeksiyon testi, hastanın penisine bir ilaç enjekte edilmekte ve devamında ereksiyonun ne kadar sürdüğü ve venöz kaçak olup olmadığı değerlendirilmektedir. Bazı durumlarda ilaç, üretraya da yerleştirilebilmektedir. Ancak günümüzde bu tanı yöntemi çok tercih edilmemektedir.
  • Nörolojik testler: Penisi uyaran sinirlerin değerlendirilebilmesi adına yapılan bu testler ise penil biyotesiyometri ve benzeri uygulamaları içermektedir. İşlemde, hassasiyeti ve sinir fonksiyonunu belirlemek için elektromanyetik titreşimler kullanılmaktadır.   Bu titreşimlere duyarlılığın azalması sinir hasarına işaret edebilir. Özellikle omurilik yaralanması olan hastalarda nörolojik testlerden sıklıkla yararlanılmaktadır.

Cinsel iktidarsızlık tedavisi

İktidarsızlık tedavisinde ilk adım, altta yatan asıl sorunu tespit etmek ve buna yönelik bir tedavi uygulamaktır. Bu süreçte bazı yaşam tarzı değişiklikleri yapmak da tedaviyi destekleyici olabilmektedir.

Sık tekrarlanmayan ve belirli değişkenlere bağlı nadiren ortaya çıkabilen sertleşme bozuklukları tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden düzelebilse de kalıcı ve uzun süreli iktidarsızlık sorunu yaşayan hastalarda mutlaka bunu ortadan kaldırıcı bir planlama yapılması gerekmektedir.

Genelde öncelik olarak invaziv olmayan tedaviler denenmektedir. Bunlar; penise kan akışını artıran çeşitli ilaçları, penil enjeksiyonları, vakum cihazlarını, hormon tedavilerini ve psikolojik terapileri içermektedir. Bunlardan sonuç alınamadığı durumlarda ise cerrahi tedavi seçeneklerine başvurulabilir.

Cinsel iktidarsızlık ve ESWT şok dalga tedavisi

Penis şaftına ekstrakorporeal şok dalgaları uygulayan invaziv olmayan bir yöntem olan şok dalga tedavisi ile vasküler, nörojenik ve prosedürel nedenler dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı hafif veya orta dereceli erektil disfonksiyonu bulunan hastalarda iyileşme sağlanabilmektedir.

Yakın zamanda geliştirilmiş bu yöntem, günümüzde uygun hastalar için sıklıkla tercih edilmektedir. Anesteziye ihtiyaç duymaksızın gerçekleştirilebilen ve ortalama 15-20 dakika süren prosedürde, penis bölgesine uygulanan şok dalgaları sayesinde kan damarlarının genişlemesi ve iyileşmesi hedeflenmektedir. Bununla birlikte, küçük damarlar çok daha fazla kanı taşıyabilir hale gelmektedir.

Ortalama 12 seans süren bu işlem, hastada herhangi bir ağrı veya sızıya sebep olmamaktadır. Yatış gerektirmeyen ve başarı oranı oldukça yüksek olan bu tedavinin bildirilen bir yan etkisi de bulunmamaktadır.

Oldukça geniş bir hasta grubuna uygulanabilen ESWT, kalp damarları ile benzerlik gösteren penis damarlarının sebep olduğu sertleşme sorununun kalıcı tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilmiştir.

Cinsel iktidarsızlık tedavisinde penil protez (mutluluk çubuğu)

Penil protez implantları, erektil disfonksiyonu olan erkeklerin ereksiyon elde etmesine izin vermek için penisin içine yerleştirilen cihazlardır. Bu protezler temelde diğer iktidarsızlık tedavilerini deneyen ve sonuç alamayan hastalara son çare olarak uygulanmaktadır.

Cerrahi bir operasyon olan ve genel anestezi altında gerçekleştirilen penil protez uygulamasında, hastaya en uygun protez çeşidi ve boyu kullanılmaktadır. Penis tabanından veya alt karın bölgesinden yapılacak bir kesi ile başlayan ameliyatta, implant silindiri penis içerisine yerleştirilmektedir.

Eğer 2 parçalı penil protez kullanılacaksa skrotumun içine bir pompa ve valf, 3 parçalı penil protez kullanılacaksa bunlara ek olarak karın duvarının üstüne veya altına bir sıvı rezervuarı yerleştirilmektedir. Yaklaşık 45 dakika süren bu ameliyat sonrasında ise 4-6 hafta içerisinde tam iyileşme elde edilebilmekte ve hastalar normal cinsel yaşamlarına dönebilmektedir.

En yaygın penis implantı türü olan 3 parçalı protezlerde, karın duvarının altına implante edilen sıvı dolu bir rezervuar, skrotum içine yerleştirilmiş bir pompa, bir tahliye valfi ve penisin içinde iki şişirilebilir silindir kullanılmaktadır.

Ereksiyon elde etmek için rezervuardaki sıvı manuel olarak silindire pompalanır. Daha sonra, sıvıyı hazneye geri boşaltmak için skrotum içindeki valf serbest bırakılır. Benzer biçimde çalışan 2 parçalı modelde ise sıvı deposu, skrotuma implante edilen pompanın bir parçasıdır. Her iki cihazda da hazne ameliyat günü yeterli sıvı ile doldurulmaktadır.

Tek parçalı modellerde ise penis her zaman yarı sert bir formda olması nedeniyle daha az tercih edilmektedir. Bununla birlikte felçli hastalarda, Parkinson rahatsızlığı bulunanlarda veya el becerisi yeterli olmayan kişilerde bu protez önerilmektedir.

iktidarsizlik tedavisiCinsel iktidarsızlık tedavisini desteklemek için neler yapılabilir?

Yapılan bir dizi çalışma, iktidarsızlık ile obezite, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı arasında bir bağlantı olduğunu düşündürmektedir. Bununla birlikte birtakım yaşam tarzı değişiklikleri, ereksiyon probleminin tedavisini destekleyici niteliktedir. Buna göre aşağıdaki adımlar, tedaviden daha hızlı sonuç almak adına uygulanabilir:

  • Sağlık ve dengeli bir beslenme planı oluşturmak,
  • Yüksek kolesterolü kontrol altına almak,
  • Sağlıklı kiloyu korumak ve egzersiz yapmak,
  • Genel beden sağlığı ile ilgili düzenli kontrolleri aksatmamak,
  • Alkol tüketimini azalmak ve tütün ürünleri kullanımına son vermek,
  • Potansiyel ilişki sorunları için profesyonel yardım almak,
  • Düzenli bir uyku programını sürdürmeye çalışmak,
  • Mümkün olduğunca stresten uzak durmak.

Tüm bu maddeler erektil disfonksiyon tedavisinde destekleyici olduğu gibi bu sorunun oluşmasını önlemeye de yardımcıdır.

Referanslar:

  • Recent advances in the treatment of erectile dysfunction. Mobley DF, Khera M, Baum N.Postgrad Med J. 2017 Nov;93(1105):679-685. doi: 10.1136/postgradmedj-2016-134073.
  • Erectile Dysfunction. Irwin GM.Prim Care. 2019 Jun;46(2):249-255. doi: 10.1016/j.pop.2019.02.006.
  • Pharmacological treatment and inappropriate prescriptions for patients with erectile dysfunction. Valladales-Restrepo LF, Machado-Alba JE.Int J Clin Pharm. 2021 Aug;43(4):900-908. doi: 10.1007/s11096-020-01194-y.
  • Recent advances in the understanding and management of erectile dysfunction. Krzastek SC, Bopp J, Smith RP, Kovac JR.F1000Res. 2019 Jan 25;8:F1000 Faculty Rev-102. doi: 10.12688/f1000research.16576.1.
  • Novel Treatments of Erectile Dysfunction: Review of the Current Literature. Raheem OA, Natale C, Dick B, Reddy AG, Yousif A, Khera M, Baum N.Sex Med Rev. 2021 Jan;9(1):123-132. doi: 10.1016/j.sxmr.2020.03.005.
  • Penile prosthesis implantation. Montague DK, Angermeier KW.Urol Clin North Am. 2001 May;28(2):355-61, x. doi: 10.1016/s0094-0143(05)70144-0.