Sertleşme Sorunu Tedavisi (Erektil Disfonksiyon)

Peniste sertleşme sorunu ya da diğer adı ile sertleşememe problemi olarak bilinen hastalığın tıptaki adı erektil disfonksiyondur. Sertleşme sorunu tün dünyada yaygın görülen erkek cinsel sağlık problemlerinin başında gelmektedir.

Sorun sadece biyolojik olsa bile çoğunlukla eşlik eden psikolojik, sosyolojik ve kültürel farklılıklar eşliğinde değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. Bu nedenle sonuçları bakımından da sadece hasta bireyin sorunu olmakla kalmaz aynı zamanda eşini, aile içi iletişimi bozduğundan çocuklarını ve hasta bireyin iletişimde bulunduğu tüm sosyal çevresini olumsuz etkileyen bir hastalıktır.

Aşağıdaki makalede daha çok bilgilendirme amaçlı soru cevap şeklinde sertleşme sorunu ile ilgili biyolojik faktörler ele alınmaktadır. Doğru teşhis ve uygun tedavi için mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) nedir?

Tatmin edici ve sürdürülebilir bir cinsel birliktelik için gerekli olan sertleşmenin peniste sağlanamaması ya da başlangıçta peniste oluşmuş olan sertleşmenin devamlı olarak sürdürülememesi sertleşme sorunu olarak bilinmektedir. Sertleşme sorununun tıptaki adı erektil disfonksiyondur (erectile dysfunction). Daha önceleri Latince bir ifade olan “impotence” tabiri tıpta daha sık kullanılmakta idi. Türkçeye çevirdiğimizde güçsüzlük, iktidarsızlık anlamına geldiği için bizim toplumumuzda da uzun yıllar sertleşme sorunu terimi yerine iktidarsızlık ifadesi kullanılmıştır. Aradan geçen yıllar içerisinde bu penise atfedilen bu “güç, iktidar” ifadesinin yerine daha doğru, biyolojik anlamda sorunu net olarak ifade eden sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) tabiri kullanılmaya başlanmıştır.

Sertleşme sorununda  sadece hasta birey mi etkilenir?

Pratik yaşamda ciddi bir sorun olarak gözükmüyor olsa bile gerçekte, kişinin ve partnerinin fiziksel, psikolojik ve sosyal yaşamını ciddi derece etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Bu soruna sahip çiftlerin yaşam kalitelerinde ciddi derecede bozulma gözlemlenmekte olup aile içi iletişimlerinde, aile huzur ve mutluluklarında önemli derecede olumsuz etkilenmektedir.

Bu nedenle sertleşme sorunu yalnızca erkeğe ait bir sorun olmaktan çıkıp aile içindeki hem erkeği hem de kadını ilgilendiren önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sertleşme sorunu yalnızca erkeğin problemi değil aynı zamanda partneri olan kadını da olumsuz etkileyen ciddi bir rahatsızlıktır. Kısaca iki kişinin birden etkilendiği sağlık sorunudur. 

Sertleşme Sorunu Görülme Sıklığı Nedir?

Farklı çalışmalarda, çok sayıda insan grupları üzerinde elde edilen verilere göre 40-70 yaş arası erkeklerde sertleşme sorunu görülme oranı %52 olarak belirlenmiştir. Ancak sertleşme sorunu hafif-orta-şiddetli derece olarak derecelendirildiğinde aynı yaş grubunda hafif derecede olanlar %17, orta derece olanlar %25, şiddetli derece sertleşme sorunu yaşayanlar %10 olarak belirlenmiştir.

Sertleşme sorunu yaşamada risk faktörleri nelerdir?
1. Risk faktörlerinin başında kalp-damar hastalıkları gelmektedir. 

Kalp hastalıklarına yol açan aşağıdaki risk faktörleri aynı zamanda sertleşme sorunu için de risk faktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır:

  • Düzenli egzersiz yapılmaması
  • Sigara
  • Obezite
  • Yüksek kan kolesterol seviyesi
  • Metabolik Sendrom

2. Kronik hastalıklar önemli bir risk faktörü olarak belirlenmiştir

Bu hastalıkların başında Diyabet, Hipertansiyon, Kronik böbrek yetmezliği gelmektedir. Kronik tüm hastalıklar bir risk faktörüdür.

3. İlaçlar

Özellikle yukarıda adı geçen kronik hastalıklar başta olmak üzere sürekli ilaç kullanımı da risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir.

4. Ameliyatlar 

Radikal prostatektomi gibi prostat kanseri tedavisi ya da pelvik bölgeye  uygulanan cerrahi müdahalelerden sonra görülebilmektedir.

5. Radyoterapi, Barakiterapi

Leğen bölgesine (pelvik alana) ve prostat başta olmak üzere pelvik bölgedeki organlara yönelik ışın tedavisi almış olmak (radyoterapi veya brakiterapi)

Sertleşme sorunu görülme sıklığı nedir?

Farklı çalışmalarda, çok sayıda insan grupları üzerinde elde edilen verilere göre 40-70 yaş arası erkeklerde sertleşme sorunu görülme oranı %52 olarak belirlenmiştir.

Ancak sertleşme sorunu hafif-orta-şiddetli derece olarak derecelendirildiğinde

aynı yaş grubunda:

  • hafif derecede olanlar %17
  • orta derece olanlar %25
  • şiddetli derece sertleşme sorunu yaşayanlar %10 olarak belirlenmiştir.  

Sertleşme sorunu sebepleri nelerdir?

1. Damarları ilgilendiren hastalıklar

  • Kalp-Damar hastalıkları
  • Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
  • Diyabetes Mellitus (şeker hastalığı)
  • Hiperlipidemi (Kanda kolesterol, trigliserit vb yüksekliği)
  • Sigara kullanma
  • Leğen (pelvis) bölgesine yönelik ciddi ameliyat geçirme
  • Leğen (pelvis) bölgesine yönelik ışın tedavisi (radyoterapi) alma

2. Sinir sistemini etkileyen nörolojik hastalıklar

  • Felçlerden sonra
  • Omuriliği etkileyen travma, darbe, kazalar ve omurilik hastalıkları
  • Beyin dejenerasyonu ile giden hastalıklar (Parkinson, Multipl Skleroz vb.)
  • Beyin tümörleri
  • Sinirleri tutan Tip 1 veya Tip 2 Diyabet (şeker hastalığı)
  • Kronik böbrek yetmezliği
  • Pelvis bölgesine yönelik cerrahiler sırasında sinir kesisi

3. Anatomik ya da peniste yapısal bozukluğa yol açan hastalıklar

  • Hipospadias, Epispadias
  • Mikropenis (küçük penis)
  • Peyronie hastalığı
  • Doğuştan olan penis eğrilikleri

4. Hormonal bozukluklara bağlı gelişen hastalıklar

  • Hipogonadizm (kanda testosteron denilen erkeklik hormonu düşüklüğü)
  • Hiperprolaktinemi (prolaktin hormonunun erkekte yüksek olması)
  • Hiper-Hipo tiroidizm (tiroid hormonlarının yüksek ya da düşük olması)
  • Hiper-Hipo kortizolizm (cushing hastalığı gibi)

5. İlaç kullanımına bağlı gelişen sertleşme bozuklukları

  • Antihipertansif ilaçlar (tansiyon düşürücü ilaçlar)
  • Antidepresanlar (depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar)
  • Antiandrojenik ilaçlar (testosteron hormonunu azaltan ilaçlar)
  • Alkol ve uyuşturucu maddeler (eroin, kokain, marihuana vb)

6. Psikojenik bozukluklar

Çok sayıda psikolojik rahatsızlık ya da bu hastalıklar için kullanılan ilaçlar sertleşme sorunu yapabildikleri gibi fiziksel bir sebebe bağlı olarak oluşan sertleşme sorunlarından sonra da psikolojik problemler oluşabilmektedir.

7. Travmalar 

Travmaların başında trafik kazaları, elektrik yanıkları, kesici delici alet yaralanmaları ya da self ampütasyon sonrası görülen sertleşme sorunları başta gelmektedir. Bununla birlikte penil fraktürler de (penis kırıkları) zamanında ve uygun şekilde tedavi edilmedikleri zaman sertleşme sorununa yol açmaktadırlar. 

Sertleşme sorunu olan hasta nasıl değerlendirilmektedir?
Öncelikli olarak hastalığın detayları sorgulanmaktadır. İyi bir öykü almak sorunu değerlendirmenin en önemli parçası olarak bilinmektedir. Ne zamandan beri başladığı, haftalık/aylık ilişki sayısı, ilişki öncesi geçen süren, boşalma süresi, sertliğin ne kadar süre ile devam ettirilebildiği gibi pek çok soru ayrı bir anlam ifade eden karşılıklara denk gelmektedir.

Sertleşme sorununun sebepleri araştırılmaktadır. Sertleşme sorunu dışında diğer sağlık problemleri incelenmektedir. Psikososyal açıdan bakılmaktadır. Fizik muayene ile değerlendirilmektedir. Laboratuvar ve Radyolojik kullanılan diğer tanı yöntemleri kullanılmaktadır. 

Sertleşme sorunu olan erkeklerde hangi laboratuar tetkikleri istenmektedir? 

  • Açlık kan şekeri
  • Lipid profili (kan yağlarını araştırma)
  • Total testosteron düzeyi (sabah erken saatlerde alınan kan örneği)
  • Bunun dışında hastanın durumuna göre laboratuar genişletilmektedir. 

Sertleşme sorununu araştırmada kullanılan özel tanı testleri nelerdir?

Erektil disfonksiyonlu hastalarda rutin testler ile tanı konulamayan kimi durumlarda ilave özel tanı testlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Her hasta için değil ama hekimin değerlendirmesi neticesinde aşağıdaki testler yapılmaktadır.

  • Nokturnal Penil Tümesans (NPT): 

Sertleşme sorununun psikojenik olup olmadığını araştıran bir tetkiktir. Geçmişte daha sık kullanılmakla birlikte günümüzde kullanımı sınırlı düzeydedir.

  • Intrakavernozal (penis içine) enjeksiyon testi: 

Penis içine çeşitli ilaçlar enjekte edilerek kanlanmanın ve sertleşmenin değerlendirildiği bir testtir.

  • Penil Doppler Ultrasonografi

Penis içine damar genişletici ajan enjekte edilerek penis içi kan akımının ölçüldüğü bir işlemdir.

  • Kavernozometri-Kavernozografi:

Özellikli cerrahi planlanan hastalarda kullanılan özel bir tanı yöntemidir. Son yıllarda kullanımı giderek terk edilmiştir.

  • Psikiyatrik değerlendirme:

Beraberinde psikiyatrik şikayetleri olan hastalar için uygulanan özel değerlendirme yöntemidir. 

Sertleşme sorunu tedavisi nasıldır?

Sertleşme sorununun tedavisi 3 temel esasına dayanmaktadır:
1. Sertleşme sorununa yol açabilecek düzeltilebilir nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması

2. Yaşam tarzı değişiklikleri ve risk faktörlerinin düzenlenmesi
3. Hasta ve partneri için yeterli cinsel eğitim ve iletişimin sağlanması

Tüm bunları uygularken hastanın ve partnerinin beklentilerini bilmek önemlidir. Uygulanacak tedaviye çiftlerle birlikte karar verilmesi en uygun olanıdır. Bir yandan sertleşme sorununu çözerken öte yandan çiftlerin psikososyal açıdan desteklenmesi ve erkeğin diğer sağlık sorunlarının çözümlenmesi önemlidir.  

Sertleşme sorununun tedavisinde hangi yöntemler uygulanmaktadır?

  1. İlaçla tedaviler:
    1. Ağızdan alınan tablet şeklindeki ilaçlar
    2. Penis içine enjekte edilen ilaçlar
    3. İdrar deliği içine sıkılan ilaçlar
  2. İlaç dışı tedaviler:
    1. Vakum terapi cihazları
    2. ESWT (Şok Dalga Tedavisi)
    3. PRP ve Kök hücre tedavileri
    4. Cinsel terapiler
    5. Psikolojik tedaviler
    6. Aile terapileri
    7. Cerrahi tedaviler

Sertleşme sorunu olan erkeklerde ağızdan kullanılan ilaçlar hangileridir?

Bu ilaçların başında Fosfodiesteraz Tip 5 (PDE5) inhibitörü olarak kullanılan ve ülkemizde de mevcut olan ilaçlardır:

  1. Sildenafil
  2. Vardenafil
  3. Tadalafil

Bunun dışında kullanılan bazı ilaçlar daha mevcut olup (Yohimbin, Trazodon, Apomorfin, Fentolamin vb) ancak özellikli durumlarda tercih edilmektedir.

Sertleşme sorunu olan erkeklerde ağızdan kullanılan Fosfodiesteraz Tip 5 (PDE5) inhibitörü ilaçların birbirlerinden farkı nedir?

Bu grup ilaçların etkinlikleri genellikle birbirlerine benzemekle birlikte farklılığı oluşturan yan etkileri ve etkinlik süreleridir.

Fosfodiesteraz Tip 5 (PDE5) inhibitörü alan hastalarda en sık gözlemlenen yan etkiler nelerdir?

  • Baş ağrısı
  • Yüzde kızarıklık hissi
  • Sıcaklık basması
  • Hazımsızlık
  • Burun akıntısı
  • Görme bozuklukları
  • Sırt ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Tansiyon düşüklüğü 

Fosfodiesteraz Tip 5 inhibitörü (PDE5) grubu ilaçları hangi hastalar kesinlikle kullanmamalıdır?

  1. Tüm Fosfodiesteraz Tip 5 inhibitörleri; NİTRAT kullanımından sonraki ilk 48 saat içerisinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
  2. Şiddetli karaciğer yetmezliği olanlarda tadalafil kullanılmamalıdır.
  3. Kalp için antiaritmik kullanan ilaçlarda vardenafil kullanılmamalıdır.

Kalp hastaları Fosfodiesteraz Tip 5 (PDE5) inhibitörü kullanabilir mi?

Kalp hastalarının cinsel yaşamları için kullanacakları ilaçlar ayrıntılı kardiyolojik ve ürolojik muayene sonrasında düzenlenmelidir. Kalp hastalarının Fosfodiesteraz Tip 5 (PDE5) inhibitörü grubu ilaçları doktor önerisi olmaksızın kullanmamaları gerekir. Mutlaka bir hekim gözetimi altında olmak şartı ile kalp hastaları da Fosfodiesteraz Tip 5 (PDE5) inhibitörü grubu ilaçları kullanabilir.

Sertleşme sorunu olan hastalarda uygulanan cerrahi yöntemler nelerdir?

  • Damarlara yönelik uygulanan cerrahi uygulamalar: 

Etkinlikleri oldukça sınırlı ve kullanımları yaygın değildir. Başarı oranlarının beklenen düzeyde yüksek olmaması ve hastalarda uzun dönem sonuçlarının beklenen düzeyin altında olması nedeniyle günümüzde terkedilmiş uygulamalar olup nadir durumlarda uygulanmaktadır.

  • Penis eğriliklerinin ve peniste oluşan plakların cerrahi olarak düzeltilmesi:

Orta yaş ve üzeri hastalarda peniste eğriliklerle seyreden Peyronie hastalarında sertleşme sorunu bazen eğrilik derecesinden bağımsız olarak daha çok sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek eğriliklerin yol açtığı sertleşme sorununun çözümü ve gerekse penisteki yapısal değişikliklerin iyileştirilmesi bakımından cerrahi olarak yapılan uygulamalar ile tedavi yapılmaktadır.

  • Mutluluk Çubuğu (Penil Protez) uygulamaları:

Diğer tedavi yöntemlerine yanıt alınamayan durumlarda halk arasında mutluluk çubuğu olarak da bilinen penil protez cerrahisi uygulamaları gündeme gelmektedir. Bu cerrahiler ile hasta ve eş/partner memnuniyeti başarı oranları %90’lara ulaşmaktadır. 

Penil protez cerrahisi kimlere uygulanmaktadır?

İlaç ya da ilaç dışı diğer tedavilere tam yanıt alınamadığı veya hasta uyumu sağlanamadığı takdirde bu grup cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Penil protez cerrahisi öncesi diğer tedavi seçeneklerinin denenmiş ve başarısızlıkla sonuçlanmış olması esastır.  

Penil protez cerrahisi memnun edici midir?

Dünyanın farklı merkezlerinde, çok sayıda yapılan uygulamalardan elde edilen ortak verilerde çok büyük oranda hem hasta hem de partner memnuniyeti sağlandığı bildirilmektedir. Son yıllarda protez teknolojilerinde uygulanan iyileştirmeler sayesinde memnuniyet oranları gerek erkek ve gerek kadın tarafından %90’lar civarına ulaştığı literatürde bildirilmektedir.

Penil protez cerrahisi dıştan fark edilir mi?

Takılmış olan protezin tipine göre değişmektedir. Sürekli sert kalan (malleable) protezlerde dışarıda fark etmek kaçınılmazdır. Zira bu tip protezler sürekli rijid (sert) kaldıkları için fonksiyon olarak memnun edici olsalar bile taşıma açısından zorluklar yaşatmaktadırlar. Bunun yanı sıra sadece ilişki sırasında sertleşme sağlayıp normal zamanlarda inmiş durumda olan protezleri  (inflatable, şişirilebilir) dışarıdan fark etmek oldukça güçtür.

Sertleşme sorununun (erektil disfonksiyon) bitkisel tedavisi var mı?

Uzun yıllardan beri özellikle sentetik ilaçların üretiminden önce bitkisel tedaviler bu amaçla yaygın olarak kullanılmıştır. Bu amaçla kullanılan ilaçların bir kısmı cinsel istek düzeyin artırmak, bir kısmı sertleşmeyi sağlamak ve süreyi uzatmak bir kısmı da boşalmayı geciktirmek amacı ile kullanılmıştır.

Bir takım günlük hayatta kullanılan gıdalar, bitkisel çözümlerin bir bölümü modern tıp literatüründe de kabul görmüştür. Ancak günümüzde bu tedavilerin tamamının ancak tamamlayıcı tıp kapsamında değerlendirilebileceği ve sertleşme sorunu tedavisinin temelini oluşturmadığı unutulmamalıdır.

Sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) yapan ilaçlar hangileridir? 

Günümüzde kullanılan çok sayıda ilacın sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) yaptığı bilinmektedir. Özellikle psikiyatrik ilaçlar başta olmak üzere çeşitli tansiyon düşürücü ilaçlar, kalp ilaçları, aritmi ilaçları, santral sinir sistemi üzerinden etki eden ilaçlar, anti epileptikler, mide asiditesini azaltan histamin reseptör blokerleri ve daha pek çok ilaç penisin sertleşme kapasitesini olumsuz etkilemektedir.

Sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) tedavisinde kullanılan antidepresan hangisidir?

Antidepresanlar genel olarak libidoyu (cinsel istek) azalttıkları için sertleşme sorunu olan hastalarda tedavi amaçlı çoğunlukla tercih edilmezler. Hem sertleşme sorunu hem de beraberinde psikiyatrik semptomları olan hastalarda kullanılabilecek tek antidepresan ilaç Trazodon’dur.

Kalp hastalarında sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) sık görülür mü?

Kalp hastalıkları toplumda sık görülen ve görülme sıklığı da yaşla birlikte artan hastalıklardır. Sertleşme sorununun da yaşla birlikte görülme sıklığının arttığını dikkate alırsak her ikisinin bir arada görülme olasılığı oldukça fazladır.

Bu konuda tıp literatüründe çok sayıda yapılmış bilimsel çalışma vardır. Kalp hastalıkları sertleşme sorunu açısından riskli grubu oluşturmaktadır. Özellikle koroner kalp hastalığı ismi verilen kalp-damar hastalıklarında penis damarlarının olumsuz etkilenmesi sıklıkla karşılaşılan bir tablodur.

Koroner arter hastalığında erektil disfonksiyon tedavisinde dikkat edilecek en önemli konu nedir?

Bu grup hastalarda en önemli konu sertleşme sorunu için rastgele ilaç kullanmama konusunda hastaların bilgilendirilmesidir. Bu grup hastalar erektil disfonksiyon şikayeti için mutlaka doktor gözetiminde sertleşme sağlayıcı ilaçlar kullanmalıdır. Özellikle NİTRATLAR ile birlikte PDE5 inhibitörü ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. 

Kalp ilaçları kullanan hastalarda sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) görülür mü?

Kalp hastalıklarının tedavisinde çok çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar kalpte kasılma gücünü artıranlar (pozitif inotropikler), ritim düzenleyiciler (antiaritmikler), tansiyon düşürücüler (antihipertansifler), idrar söktürücüler (diüretikler) vb pek çok ilaç kullanılmaktadır.

Kalp hastalıklarının kendisi bizzat sertleşme sorunu yapabildiği gibi bu hastalıklar için kullanılan ilaçlardan bazıları da direk ereksiyonu olumsuz etkilemektedir. Bu ilaçlardan özellikle Beta-bloker olarak kullanılanlar daha fazla sıklıkta sertleşmeyi bozmaktadır.

Kalp bypass ameliyatlarından sonra sertleşme bozulur mu?

Kalp damar tıkanıklıklarında koroner bypass ameliyatları uygulanmaktadır. Cerrahi sonrası ve kullanılan ilaçlara bağlı olarak hastaların bazılarında sertleşme sorunu görülmektedir.

Şeker hastalarında sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) sık görülür mü?

Şeker hastalığı (diyabetes mellitus) tüm vücut sistemini etkileyen bir hastalıktır. Beyinden başlayıp ayak tırnaklarına kadar vücuttaki tüm hücreler bu hastalıktan etkilenmektedir. Bu nedenle şeker hastalığı sistemik hastalık olarak kabul edilmektedir. Hastalık tüm bu etkilerini çeşitli yollarla gerçekleştirmektedir:

  1. Damar hasarı (vaskülopati)
  2. Sinir hasarı (nöropati)
  3. Göz hasarı (retinopati)
  4. Böbrek hasarı (nefropati)

Özellikle damar hasarı ve sinir hasarına bağlı olarak şeker hastalarında sertleşme sorunu sık görülen problemlerdendir.

ESWT Şok dalga tedavisi nedir?

Vücut dışında oluşturulan şok dalgalarının vücuda bir aplikatör yardımı ile aktarılarak tedavide kullanılması ESWT şok dalga tedavisi olarak bilinmektedir. Çukurambar’da bulunan Ankara Ticaret Merkezi (ATM) Plazada bulunan kliniğimizde de bu hizmet hastalarımıza sunulmaktadır.

ESWT Şok dalga tedavisi hangi hastalıklarda uygulanır?

Fizik Tedavi ve Ortopedi alanları başta olmak üzere tıpta pek çok bölümde kullanımı giderek artmaktadır. Bu bölümlerden biri de Ürolojidir. Başlangıçta böbrek taşlarını kırmada kullanılmış ancak son yıllarda artan sıklıkta sertleşme sorunu olan hastalarda da kullanılmaya başlanmıştır.

ESWT Şok dalga tedavisi nasıl etki ediyor?

Uygulandığı dokuda rejenarasyon (yenilenme), büyüme faktörlerinin artışı ve yeni damar oluşumunu hızlandırmak sureti ile etki ediyor. Dolayısıyla doku tamiri, onarımı ve iyileşmesini sağlıyor.

ESWT Şok dalga tedavisi Ürolojide hangi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır?

Sertleşme sorunu başta olmak üzere Peyronie hastalığı, kronik prostatit, kronik pelvik ağrı sendromu ve ağrılı mesane sendromu gibi değişik hastalıklarda etkinliği ile ilgili çalışmalar bildirilmiştir.

ESWT Şok dalga tedavisinin sertleşme sorunu tedavisindeki rolü nedir?

Yeni damarlanma oluşumunu artırmak sureti ile penisin daha fazla kan almasını ve dolayısıyla daha iyi sertleşmesini sağlamaktadır.

Sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) tedavisinde mekanik cihazların, vakum terapi cihazlarının yeri var mı?

Tedavide kullanımı üroloji temel kaynak kitaplarında yer almakla birlikte son yıllarda başka yeni tedavilerin gündeme gelmesi ile hastalar tarafından giderek daha az tercih edilir olmuşlardır.

 

Sertleşme sorunu (erektil disfonksiyonda) iğne tedavisi nedir?

Ağızdan alınan ilaç tedavilerine yanıt alınamayan durumlarda penis içerisine sıkılan bir takım ilaçlarla sertleşme sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu durum erektil disfonksiyon için iğne tedavisi olarak bilinmektedir. Bu amaçla papaverin, alprostadil gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar mutlaka doktor gözetiminde kullanılması gereken ilaçlardır. Başlangıçta hastalara nasıl kullanılacağı yönünde yeterli eğitim verildikten sonra kullanılabilir.

 

Erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) kremi var mı?

Sertleşme sorunu tedavisinde kimi zaman jel ya da krem tarzında kullanılan ilaçlar bulunmaktadır.

 

Erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) mastürbasyon ile ilişkili mi?

Oldukça sık sorulan sorulardan birisi de fazla mastürbasyon yapmanın sertleşme sorununa yol açıp açmayacağıdır. Kanıta dayalı tıp açısından baktığımızda bu iddiayı doğrulayacak net veriler bulunmamaktadır.

Hemodiyaliz hastalarında sertleşme sorunu görülür mü?

Kronik böbrek yetmezliği tedavisinde hemodiyaliz kullanılmaktadır. Kanda bulunan zararlı maddeler bu sayede vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sertleşme sorunu sık görülen şikayetlerdendir. Hemodiyaliz ile vücuttan atık maddeler uzaklaştırılsa bile hastalığın sistemik olması nedeniyle oluşturduğu olumsuz etki penis sertleşmesi üzerinde de olmaktadır. Uygun tedavi ile bu grup hastalarda mutlu cinsel yaşam sürdürülebilmektedir.

 

Genç erkekte erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) nedenleri neler olabilir?

Genç erkeklerde çoğunlukla altta yatan ciddi fiziksel organik bir sebep bulunmaz. Bununla birlikte hiç fiziksel faktör olmayacağı anlamına gelmez. Doğuştan olan sebepler yanı sıra sonradan oluşabilecek (mesela penil fraktörü sonrası) pek çok faktör genç erkeklerde erektil disfonksiyon yapabilir. Bununla birlikte asıl araştırılması gereken faktör psikojenik olanlardır.

Geçici sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) olabilir mi?

Elbette olabilir. Psikojenik kökenli sertleşme sorunlarında geçici olarak yer, durum, zamana bağlı olarak değişebilen ve değişik derecelerde ortaya çıkan sertleşme sorunu olabilir. Bu durum tümden iyileşebildiği gibi zaman zaman tekrar edebilir.

Kronik Hepatit ve erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) ilişkisi var mı?

Kronik hepatit tüm vücut sistemini ilgilendiren bir hastalıktır. Sertleşme ile ilişkisi başta ereksiyon üzerinde en etkili hormonlardan biri olan testosteron metabolizması üzerinden olmakla birlikte pek çok mekanizma ile peniste ereksiyon bozukluğu meydana gelmektedir. Tedavi rastgele ilaç alımından kaçınılarak bir doktor gözetiminde gerekenlerin planlanmasıdır.

Metabolik sendrom ve erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) ilişkisi var mı?

Metabolik sendrom ile erektil disfonksiyon arasındaki ilişkiyi gösteren pek çok klinik çalışma bulunmaktadır. Obezite, vücut kitle indeksinde artış, lipit profilinde olumsuz değişiklikler, glukoz intoleransı, düzenli beden eğitimi egzersizi olmayışı, sedanter yaşam gibi pek çok durum metabolik sendrom ile ilişkili olup aynı zamanda sertleşme sorunu da oluşturmaktadır.

Nikotin (sigara) kullanımı erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) yapar mı?

Çok sayıda deneysel ve klinik çalışma ile nikotinin (sigara kullanımının) peniste erektil kapasite üzerinde olumsuz etki ettiği kanıtlanmış bilimsel bir gerçektir. Dikkat ederseniz marketlerde satılan sigara paketlerinin bazılarının üzerinde bu konu dramatik fotoğraflarla vurgulanmaktadır.

Nörojenik erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) hangi durumlarda görülür?

  • Travmalar
  • Santral sinir sistemini ilgilendiren hastalıklar
  • Pelvik bölge cerrahileri
  • Radyoterapiler
  • Multipl Skleroz
  • Diyabetes Mellitus (şeker hastalığı)

Başta olmak üzere pek çok nörojenik bozukluk erektil disfonksiyon yapmaktadır.

Sigarayı bırakınca erektil disfonksiyon ne zaman düzelir?

Net bir rakam söylemek olanaksızdır. Kişinin yaşı, kaç yıldan beri sigara içtiği, günde kaç adet kullandığı, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçları gibi pek çok faktör bu sürenin belirlenmesinde önemlidir.

 

Sildenafil ve erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) ilişkisi nasıldır?

Sildenafil bir PDE5 enzim inhibitörüdür. Bu enzimin inhibe edilmesi ile sertleşmenin başlatılması ve sürdürülmesi sağlanmaktadır. Bu nedenle sildenafil erektil disfonksiyon tedavisinde etkin ve güvenle kullanılan ilaçların başında gelmektedir.

SONUÇ OLARAK:

  1. Erektil disfonksiyon sık görülen hastalıklardandır.
  2. İleri yaş grubu hastalarda sık görülmekle birlikte   gençlerde de ortaya çıkmaktadır.
  3. Vaskulojenik, nörojenik, anatomik, endokrin, psikojenik, sistemik hastalıklar ve bazı ilaçlara bağlı olarak oluşabilir.
  4. Tanıda ayrıntılı anamnez ve fizik muayene yanı sıra rutin ve özel testler kullanılmaktadır.
  5. Tedavide ağızdan alınan ilaçlar, idrar kanalı içine sıkılan ilaçlar ve penise enjekte edilen ilaçlar kullanılmaktadır.
  6. ESWT şok dalga tedavisi, PRP ve Kök Hücre Tedavileri sertleşme sorunu olan hastalar için umut verici tedaviler olup daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç duyulan alanlardır.
  7. Penil protez sertleşme sorunu için en sık uygulanan cerrahi yöntem olup tedavi başarı oranı %90’ların üzerine ulaşmıştır.

2 YORUMLAR

  1. Merhaba Hocam 5 yıldır sertleşme sorunum oldu şimdiye kadar vigrande hapla idare etim artık faydası yok tamamen biti tedavisi varmı yardımcı olursan sevinirim saygılar

    • Geçmiş şikayet ve tedavileriniz okudum. Son durumu değerlendirmek için penisin son halini görmek ve muayene etmek gerekir.
      Ona göre bir karar vermemiz daha uygun olacaktır. Dilerseniz arkadaşlarımız sizinle irtibata geçip arayabilirler. Bunun için cep tlf numaranızı yazarsanız sizi arayıp randevu saatini ayarlayabilirler.Yada bize 0 533 725 62 80 nolu telefondan ulaşabilirsiniz. Geçmiş olsun dileklerimle.

      Prof. Dr. Ömer Faruk Karataş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz