Blog

Erkeklerin Ayakta İdrar Yapması Zararlı Mı?

19. yüzyılda alafranga tuvaletlerin kullanılmaya başlamasıyla birlikte ayakta veya oturarak idrar yapma seçeneğine sahip olan erkekler için optimal işeme pozisyonu bir tartışma konusu haline gelmiştir.

Öyle ki işeme pozisyonları, coğrafi açıdan da farklılık göstermektedir. Kültürel ve dini farklılıklar da işin içine girdiğinde farklı işeme şekilleri tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmayı bilimsel veri tabanına taşıyıp sizlerle birlikte bu yazıda değerlendirmeyi arzuladık.

Neden Ayakta İşeriz?

Ayakta idrar yapmak günümüzde ve özellikle de toplumumuzda birçok erkek için süregelen bir alışkanlıktır. Daha hızlı, daha kolay ve daha rahat olması sebebi ile özellikle Batı toplumlarındaki erkekler ayakta işemeyi alışkanlık haline getirmişlerdir.

Batı toplumlarının aksine genellikle Asya ve Doğu ülkelerinde ise erkeklerin oturarak idrar yapmayı tercih ettikleri bilinmektedir.

Öyle ki kültürümüzün yanı sıra dinimiz açısından da bu konu zaman zaman tartışılmış ve ayakta işemenin, idrarın sıçrama ve bulaşma olasılığını artırması nedeniyle tavsiye edilmediği üzerinde durulmuştur. Buna karşın bilimsel veriler ışığında baktığımızda oturarak işemenin ayakta işeme üzerine daha etkili sonuçlar oluşturduğu kanıtlanmamıştır.

Ayakta İdrar Yapmak Prostat Hastalığına Yol Açar Mı?

Tıbbi açıdan bakıldığında ise aslında en çok merak edilen konu, ayakta işemenin prostat üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığıdır. Bugün yapılan araştırmaların ışığında erkeklerin idrar yapma biçimleri ile prostat sorunları yaşama riskleri arasında herhangi bir bağlantının bulunmadığını söylemek mümkündür.

Aslında bu konuya öncelikle işeme fonksiyonunun nasıl gerçekleştiğini özetleyerek başlamak daha doğru olacaktır.

İdrar Nasıl Oluşur?

Kan içerisinde oluşan artık maddeler, böbrekler tarafından süzülerek idrar adı verilen sıvıyı oluşturur. Oluşan bu sıvı, üreter olarak bilinen tüpler aracılığıyla mesaneye yani idrar torbasına akmaktadır. Gün içerisinde belirli periyodlarda burada biriken idrar sıvısı, üretra kanalı yoluyla vücuttan dışarı atılmaktadır.

Bu noktada idrar yolu anatomisinin, oldukça gelişmiş bir filtre sistemi olarak çalıştığı söylenebilir. Kanın temizlenmesinde ve dolaşım sisteminde sağlıklı bir şekilde hareket etmesinde direkt etkisi bulunan bu sistemin aksamadan çalışması ise idrarın yeterli miktarda ve doğru zamanda vücuttan atımına bağlıdır.

Erkeklerde İşeme Problemleri

Tıpkı kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de hemen her yaşta idrar yapmaya yönelik problemlere sıklıkla rastlanmaktadır. Bu noktada bazı fizyolojik hastalıkların yanı sıra özellikle ileri yaştaki erkeklerde farklı şekillerde ortaya çıkan alt üriner sistem semptomları, idrarın depolanma ve dışarı atılma süreçlerini olumsuz etkileyebilmektedir.

Alt Üriner Sistem Semptomlarında İdrar Yapma Problemleri Nelerdir?

Alt üriner sistem semptomları; idrar yapımı, depolaması ve idrar yapımı sonrası semptomları kapsamaktadır. En sık rastlanan semptomların başında şunlar gelir:

  • İdrarın zayıf-ince biçimde akması,
  • İdrar akış gücünde (debisinde) zayıflık bulunması,
  • İdrarın çatallı veya dağınık bir biçimde çıkması,
  • Kesintili idrar akışı,
  • Zorlanarak işeme,
  • İdrara başlamada gecikme,
  • İşeme sonrasında idrarın içerde kalma hissi veya damlama biçiminde atımın devam etmesi,
  • Gece çok fazla idrara çıkma ihtiyacının doğması ve
  • İdrarın hepsini tek seferde boşaltamama.

Bu semptomların oluşmaması adına yapılan çalışmalarda, erkeklerin oturarak mı yoksa ayakta mı işemeleri gerektiği üzerinde de durulmuştur.

Alt Üriner Sistem Semptomlarında İdrar Yapma Problemleri Nelerdir?

Oturarak İdrar Yapmanın Faydaları Nelerdir?

Bazı zamanlarda prostat bezinin büyümesine ve idrar yolunu tıkamasına bağlı olarak erkek hastalarda alt üriner sistem şikayetleri olduğu görülmektedir. Sıklıkla 50 yaş ve üzeri yaşlarda ortaya çıkan bu semptomlar sonucunda hastalara, oturur pozisyonda idrar yapmaları uzmanlar tarafından önerilmekle birlikte kesin faydalı olduğu kanıtlanmamıştır.

Oturarak idrar yapma sayesinde hastanın daha hızlı bir biçimde ve daha fazla idrar yapması mümkün olmakla birlikte sonrasında mesanesinde de çok daha az miktarda idrar kalmaktadır.

Yine bu grup hastalarda ayakta idrar yapmanın, pelvik kasları üzerinde doğrudan etkisi olduğu iddia edilmiştir. Bu durum normalde olması gereken boşaltım fonksiyonunda aksaklıklar oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Bunun aksine oturur pozisyonda gerçekleştirilen işeme eyleminde pelvik kaslar gevşer ve mesane kasları çalışarak daha güçlü bir akım ile idrarın fazlasıyla dışarı çıkmasına yardımcı olur.

Bunun yanı sıra ayakta işeme esnasında gaita adı verilen büyük abdestin veya bağırsak gazının kaçmasına engel olmak amacıyla bu bölgedeki anal sfinkter kası kasılır ve bu da yine idrarın atılması gereken yeterli akışını engeller.

Oturarak İdrar Yapmanın Faydaları Nelerdir?

Sağlıklı Erkekler Hangi Pozisyonda İdrar Yapmalı?

Gerçek şu ki, erkeklerin oturarak idrar yapmayı tercih etmesinin birçok farklı nedeni vardır. Yapılan bazı incelemeler, oturarak işemeyi tercih eden erkeklerin %42’sinin, bunu eş baskısından dolayı yaptığını ortaya koymaktadır.

Bu da aslında konuyu ilginç kılan bir başka boyuttur.Aslında oldukça basit bir şekilde daha hijyenik tuvaletlere sahip olmak adına uygulanan bu durum, günümüzde kimileri tarafından daha sağlıklı olacakları inancıyla tercih edilmektedir.

Hollanda’daki Leiden Üniversitesi Tıp Merkezi Üroloji Bölümü tarafından 2014 yılında yapılan bir araştırma, ayakta veya oturarak idrar yapmanın sağlık üzerindeki etkilerini oldukça açık bir biçimde ortaya koymuştur.

İdrarın depolanması ve düzenli aralıklarla dışarı atılmasından sorumlu alt üriner sistem semptomları bulunan hastalar ve sağlıklı kişiler arasında yapılan araştırmada işeme dinamiklerini etkileyen üç temel faktör detaylıca incelenmiştir.

Bu dinamikler; maksimum idrar akış oranı, işemek için geçen sürenin tespit edildiği boşalma zamanı ve işeme sonrasında idrar torbasında kalan idrar miktarının saptandığı boşalma sonrası kalan hacimdir.

Araştırmada, oturarak veya ayakta idrar yapan sağlıklı erkekler içerisinde herhangi bir farklılık gözlemlenmemiş; bununla birlikte alt üriner sistem semptomu bulunan hasta erkeklerde ise çok küçük bir ayrıntı göze çarpmıştır.

Öyle ki hasta deney grubunun oturarak işemeleri halinde idrar torbalarında yalnızca 25 mililitre daha az idrar kaldığı ve ayakta işemeye oranla daha güçlü ve daha hızlı bir idrar akışı olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu veriler ışığında özellikle prostat sorunları yaşayan erkek hastalar için en iyi idrar yapma pozisyonunun oturarak olduğu sonucunu doğurmakla birlikte daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.

Sağlıklı Erkekler Hangi Pozisyonda İdrar Yapmalı?

Prostat Sorunları Olan Erkekler Nasıl İşemeli?

Ayakta idrar yapmanın prostat kanseri başta olmak üzere birçok soruna neden olacağı düşüncesinin aksine uzmanlar, insan anatomisinin böyle bir duruma halihazırda izin vermediği görüşündedir.

Bununla birlikte oturarak idrar yapmak, mevcutta prostat sorunu yaşayan hastaların şikayetlerinin azalmasında etkili olmaktadır. Oturarak işemenin aynı zamanda idrar yolları ve mesane taşı oluşumunda da önleyici olduğu tahmin edilmektedir.

Mesane Tam Boşalmazsa Ne Olur?

Mesanede herhangi bir idrar kalması durumunda, idrar sıvısı içerisinde bulunan kimyasallar birbirine yapışacak ve kristaller oluşturacaktır. Bu kristaller zaman içerisinde sertleşir ve istenmeyen mesane taşlarına sebep olurlar.

Bununla birlikte mesanenin yeteri kadar boşaltılamadığı durumlarda biriken idrar, böbreklerde baskı oluşmasına da sebep olmaktadır. Bu nedenle aslında erkeklerin idrar yapma pozisyonundan çok önem vermeleri gereken nokta, doğru zamanda ve yeteri kadar boşaltım yapmaları olmalıdır.

Bu noktada ayakta veya oturarak idrar yapma tercihinde belirleyici maddenin, idrar yapılacak ortamdaki hijyenik koşullara ve kişinin sağlık problemlerine göre değişkenlik gösterdiği de söylenebilir.

İşeme Basınç Ölçümü (Ürodinami) Nedir?

Ürodinami, idrar depolama ve boşaltma sürecinde görevi bulunan mesane, prostat, idrar kanalı gibi organlarda bulunan sorunları saptamak amacıyla yapılan tüm testlerin genel ismidir. Testlerin amacı; hastanın işeme alışkanlıklarını saptamak, işeme ve istirahat basınçlarını ölçmek, kas aktivitelerini izlemek ve mesane hareketlerini belirlemektir.

Ürodinami Nasıl Yapılır?

Vücutta herhangi bir kesi yapılmaksızın gerçekleştirilen ürodinami, idrar kanalı ve rektumdan yerleştirilen ince kateterler yoluyla gerçekleştirilmektedir.

Test sırasında hasta ağrı hissetmemekte, yalnızca mesane içerisine verilen sıvı ile prosedür uygulanmaktadır. Bu sayede mesane ve kasların hareketleri, basınçlar ve işeme sırasındaki yapıların davranışları incelenmiş olur.

Ürodinami Test Türleri Nelerdir?

Bunlar;

  • Üretral basınç çalışması,
  • Sistometri,
  • Üroflowmetri,
  • Basınç akım çalışması,
  • Pelvik kas elektromyografisi
  • Videoürodinami

Son söz…

Erkeklerin ayakta idrar yapmasının tıbbi açıdan kesin zararlı olduğu kanıtlanmamıştır. Bununla birlikte oturarak işemenin;

  • Hijyen
  • Pelvik kas kontrolü
  • Anal sfinkter kontrolü
  • İşeme sonrası daha az idrar kalması gibi tıbbi sonuçlarla daha iyi olduğu tahmin edilmektedir.

Referanslar:

  • Urinating standing versus sittingpositionis of influence in men with prostate enlargement. A systematic review and meta-analysis. de Jong Y, Pinckaers JH, ten Brinck RM, Lycklama à Nijeholt AA, Dekkers OM.PLoS One. 2014 Jul 22;9(7):e101320
  • Uroflowmetric differences between standing and sittingpositions for men used to void in the sittingposition. El-Bahnasawy MS, Fadl FA.Urology. 2008 Mar;71(3):465-8. doi: 10.1016/j.urology.2007.11.011.
  • Evaluation of Voiding Positionon Uroflowmetry Parameters and Post Void Residual Urine in Patients With Benign Prostatic Hyperplasia and Healthy Men. Alrabadi A, Al Demour S, Mansi H, AlHamss S, Al Omari L.Am J Mens Health. 2020 Jul-Aug;14(4):1557988320938969.

Prof. Dr. Ömer Faruk

1996 yılında Tıp Fakültesinden mezun oldum. 2004 yılında üroloji ihtisasımı tamamladım. İhtisas sonrası FEBU title almaya hak kazandım. İhtisas sonrası laparoskopik cerrahi eğitimi için Leipzig Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Prof. Stolzenburg ile birlikte çalıştım. 2011 yılında Doçent oldum. 2017 yılında Ankara Gülhane Üroloji Kliniği Profesörlük kadrosuna atandım detaylı bilgi için hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu