“Yorgunluk, stres” deyip geçmeyin: Erkeklerde gizli kalan ürolojik sorunlar
Erkeklerin hayat koşuşturmacası içerisinde kendi sağlıklarını çoğu zaman geri plana attığı bilinen bir gerçektir. Günlük hayatın getirdiği zorluklar ve bahaneler, sağlığımızla ilgili önemli sinyalleri gözden kaçırmamıza neden olabilmektedir. “İşler çok yoğun, faturalar ödenmedi, sıkıntılarımız çok, bu ara çok yoruluyorum ve çok çalışıyorum” gibi bahanelerin arkasına sığınarak aslında arkada yatan kocaman bir ürolojik sorunu göz ardı edebiliyoruz. Peki, erkekler neden doktora gitmekten kaçınıyor ve bu durum hayat kalitemizi nasıl etkiliyor?
Erkek Utancı ve Doktora Gitme Korkusu
Bir erkeğin kendinde var olan bir problemin farkına varması ve bunu kabullenmesi zaman alan bir süreçtir ve bu süreçte tıbbi destek almak genellikle gecikmektedir. Erkeklerin kadınlara göre gerçekten daha az doktora gitmesinin temelinde yatan en önemli faktör “erkek utancı” olarak adlandırılan kavramdır. İyilik halinin sürdürülebilir olmasını istemek ve güçlü hissetmek erkekler için vazgeçilmezdir, ancak bu durum bazen doktora başvurmanın önünde büyük bir engel teşkil edebilmektedir.
Yaş Almanın Ürolojik Organlara Etkisi
Tıpkı kalp damar sistemi, diyabet, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında meydana gelen değişimler gibi, yaş almayla birlikte insan vücudunda birtakım kaçınılmaz değişiklikler meydana gelmektedir. Bu yaşlanma ve değişim problemleri aynı şekilde ürolojik anlamda ürolojik organlarda, prostatta ve peniste de kendisini göstermektedir. Yaş almanın getirdiği bu doğal sürecin kabul edilmesi, ileride karşılaşılabilecek daha büyük sağlık sorunlarının önüne geçilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Güç Kaybı Algısı ve Psikolojik Şemsiye
Ürolojik organlardaki bu değişimler ve fonksiyonların giderek azalması, erkek dünyasında bir güç kaybı, iktidar kaybı ve bir yoksunluk olarak algılanmaya başlanmaktadır. O güne kadar istediğini yapabilen, hükmedebilen ve bir kontrol mekanizmasına sahip olan erkeğin, idrarını bile tutamayan bir insana dönüşmesi hiç şüphesiz son derece rahatsız edici bir durumdur. Dolayısıyla, o güç algısının sarsıntıda olması erkeği ciddi derecede doktora başvurmaktan imtina etmeye sevk etmektedir.
Erkekler, vücutlarındaki bu değişimlerin tam olarak ne olduğunu fark etmeden bir de psikolojinin arkasına sığındıklarında, tedavi süreci daha da gecikmektedir. Bu dönemde kendilerini eskiye göre daha yetersiz, isteksiz, duygusuz ya da aşırı duygusal hissedebilmektedirler. Psikoloji şemsiyesi altına sığınarak “bunlar iyi değil, ben biraz daha az yorulmazsam düzelir” gibi kendince teselli arayışlarına girmek, asıl problemin üzerini örtmektedir.
Kadınlar ve Erkekler Arasındaki “Sağlık Kontrolü” Farkı
Kadınlarda sağlık kontrolü durumu erkeklere kıyasla çok daha farklı ve bilinçli bir şekilde ilerlemektedir. Bir kadının hayat döngüsü içerisinde kendine ait özel gittiği bir kadın doğum doktoru mutlaka bulunmaktadır. Kadınlar hiçbir şikayeti olmasa dahi düzenli aralıklarla doktoruna giderek gelişimlerini takip etmekte ve özellikle kanser gibi hayati fonksiyonları ilgilendiren durumlarda kontrol edebilmeyi kendilerine bir görev olarak görmektedir.
Oysa biz erkeklerde durum ne yazık ki böyle değildir; erkekler genellikle belirgin bir sorun olmadığı veya bir problem ortaya çıkmadığı sürece doktora gitmekten kaçınmaktadır.
Zihinde Büyütülen Sorunlar ve Erken Teşhisin Önemi
Üroloji kliniklerine başvuran ve özellikle sertleşme sorunu yaşayan hastaların önemli bir bölümünde, yaklaşık bir saatlik muayene ve tetkik sonrasında hastaların “keşke daha önceden başvursaydım” dediklerine sıklıkla şahit olmaktayız. İncelendiğinde bu durum bize şunu göstermektedir:
- Kafanızda büyüttüğünüz çok büyük bir problem, aslında tıbbi destekle kolayca çözülebilecek bir sorun olabilir.
- Sorunun üzerine gidilmediği zaman, o sorun kendiliğinden çözülmek yerine giderek daha da büyümüş olmaktadır.
- Hastaların büyük bir kısmı, sorunu bu kadar büyütmeden daha önce doktora başvurmadıkları için pişmanlık duymaktadır.
- Zihnimizde çözümsüz gibi büyüttüğümüz olaylar, aslında gerçekte uzman eşliğinde çözümlenebilir durumlardır.
Yeni Bir Yaklaşım: “Erkek Bakım Kültürü”
Güçlü, iyi ve sağlıklı hissetmenizi devam ettirecek bu duyguyu yaşamak, sizi geleceğe taşıyacak olan en önemli unsurdur. Erkeklerin sağlıklı hissetmekten ve iyilik halinden mahrum kalmasının hiçbir anlamı yoktur. Bu noktada yapılması gereken en önemli şey, kendimize yeni bir “erkek bakım kültürü” oluşturmaktır.
Hiçbir şikayetiniz ya da sıkıntınız olmasa dahi, yaş almanın getirdiği sürecin tamamen doğal bir süreç olduğunu kabul etmek atılacak ilk adımdır. Bu süreçte önümüze çıkacak problemleri bilmek ve bu sorunlara karşı önceden tedbirlerimizi alarak ilerlemek, bizlere mükemmel ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmenin kapılarını aralayacaktır.




