Penil Protez Nedir? Gerçekten Ne İşe Yarar?
Sertleşme sorunu, günümüzde birçok erkeğin karşılaştığı ve hem bireysel psikolojiyi hem de partner ilişkilerini derinden etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Üroloji alanında sertleşme sorunu tedavisi için çeşitli yöntemler ve basamak tedaviler uygulanmaktadır. Ancak, diğer tüm basamak tedaviler tam anlamıyla uygulandığında ve bir netice elde edilemediği zaman tıbbi olarak “penil protez” ya da halk arasındaki yaygın isimlendirmesiyle “mutluluk çubuğu” tedavisi gündeme gelmektedir. Bu yöntem, diğer tüm tedaviler denendikten sonra başarı sağlanamayan durumlarda devreye giren son basamak cerrahi bir işlemdir.
Penil Protez (Mutluluk Çubuğu) Nedir ve Tarihçesi Nasıldır?
Penil protezlerin tarihsel gelişimine bakıldığında, tıbbi uygulamalarda 1960’lı yıllarda yavaş yavaş gündeme gelmeye başladığı görülmektedir. Daha gelişmiş bir teknoloji olan şişirilebilir özellikli üç parçalı protezler ise 1973 yılından itibaren tıp dünyasında kullanılmaya başlanmıştır. Yani kabaca 50-60 yıllık köklü bir serüveni, klinik pratiğimize girme ve kullanım öyküsü bulunmaktadır.
O günden bugüne geldiğimizde, penil protez cerrahisi sertleşme sorunu yaşayan erkekler için adeta “mucize” olarak nitelendirilebilecek bir cerrahi yöntem halini almıştır. Yapılan klinik çalışmalarda, penil protezlerin maksimum etkinlik oranı olarak %90’lardan %97’lere varan çok yüksek başarı oranları bildirilmektedir. Bu başarı, hem hasta hem de partner memnuniyeti açısından geçerlidir. Hiç sertleşme sağlayamayan ve cinsel hayatı bitme noktasına gelmiş bir erkek için, tabiri caizse 18 yaşına geri dönmek elbette mucizevi bir tedavi olarak isimlendirilmektedir. Bu durum hem erkek faktörü açısından hem de partneri açısından gerçekten son derece etkileyici ve memnun edici bir sonuç yaratmaktadır.
Penil Protez Çeşitleri Nelerdir?
Gelişen tıp teknolojisi ile birlikte mutluluk çubuğu kabaca tek parçalı, iki parçalı ve üç parçalı olmak üzere üç farklı tipte üretilmektedir.
Tek Parçalı Penil Protezler: Tarihsel süreçte başlangıçta üretilen ilk modeller tek parçalı penil protezlerdi. Bu protezlerde, penisin içerisinde yer alan ve “Corpus Cavernozum” olarak adlandırılan iki adet silindir şeklindeki kanalın içlerine rijit (sert) yapılar takılıyordu. Cinsel ilişki sırasında mükemmel bir sertlik ve performans sağlasa da, ilişki dışında da sürekli sert bir şekilde durması hastalar açısından günlük yaşantıda bazı estetik ve pratik zorluklar yaratıyordu. “Bu sürekli sertlik durumunu nasıl değiştirebiliriz, nasıl bir dönüşüm olabilir?” düşüncesiyle, teknolojik olarak bu cihazların bükülebilir (malleable) olanları üretilmeye başlandı. Bu yeni tasarımda, vajen içerisinde kalacak olan kısım sertliğini korurken, kök kısmından hastaların kullanımını kolaylaştırmak amacıyla aşağı indirilebilir veya yukarıya doğru kaldırılabilir şekilde bükülebilir protezler geliştirildi.
İki Parçalı Penil Protezler: Zamanla hastaların ihtiyaçları doğrultusunda “Acaba daha doğala yakın nasıl üretebiliriz?” sorusu gündeme geldi ve bu sefer iki parçalı protezler üretildi. Bu sistemde, penisin içine takılan silindir yapılar varlığını korurken, mekanizmaya içine bir miktar sıvı konulan bir pompa eklendi. Normal günlük yaşantıda penis inik bir vaziyette duruyor, cinsel birliktelik istendiğinde ise pompa çalıştırılarak peniste ereksiyon (sertleşme) sağlanıyordu. Ancak bu modelde, pompanın içinden geçen sıvı miktarı ve özellikle ereksiyon sonrasında inme kısmında istenen performansın tam alınamaması, yani penisin tam inik hale gelmemesi gibi bazı problemler ortaya çıktı.
Üç Parçalı Penil Protezler: İki parçalı sistemlerde yaşanan inme problemlerini tamamen çözmek amacıyla günümüzde en gelişmiş model olan üç parçalı protezler üretildi. Bu sistem üç temel bileşenden oluşur:
- Birinci parça: Penisin içine yerleştirilen silindir yapılardır.
- İkinci parça: Scrotum dediğimiz testislerin içinde bulunduğu torbaya yerleştirilen pompadır.
- Üçüncü parça: Kasıktan karın içerisine yerleştirilen ve sıvı depolayan rezervuardır.
Üç Parçalı Protez Nasıl Çalışır? Karın içerisindeki rezervuarda daha fazla miktarda sıvı biriktirilebilmektedir. Kişi cinsel ilişkide bulunmak istediği zaman testis torbasındaki pompayı kullanır; böylece rezervuarın içindeki sıvı penisin içine dolar. Sıvı doldukça penis sertleşir ve doğal bir ereksiyon elde edilir. Cinsel ilişki bittiği zaman ise tekrar pompadaki düğmeye basılarak penis içindeki sıvı karın içerisindeki bölmeye (rezervuara) geri alınır. Dolayısıyla penisin tam ve doğal bir şekilde inişi sağlanmış olur.
Penil Protezin 3 Temel Faydası
Kliniğimize başvuran hastalara da sıklıkla ifade ettiğimiz gibi, temelde bakıldığında bu protezlerin üç tane çok hayati faydası bulunmaktadır:
1. Sınırsız Özgüven Sağlaması: Birinci fayda, erkeğe o çok ihtiyaç duyduğu özgüveni yeniden kazandırmasıdır. Protez sayesinde hasta ne zaman isterse ilişkiye hazırdır. Gece, gündüz, hafta sonu fark etmeksizin; kişi kendisi istediğinde ya da partneri/eşi talep ettiğinde sistem kullanıma hazırdır. Hastanın aklındaki “Bir daha sertleşecek miyim?”, “Yoksa ilişki yarıda kalır mı?” gibi endişeler ve performans anksiyetesi kesinlikle ortadan kalkar.
2. Erken Boşalma Korkusunun Giderilmesi: İkinci fayda, erkeklerde en sık görülen cinsel problemlerden ve korkulardan biri olan erken boşalma problemi ile ilgilidir. Erken boşalma yaşandığında karşı taraf tatmin olmadığından, buna bağlı olarak ilişki problemleri ve iki insan arasında huzursuzluklar ortaya çıkmaktadır. Penil protez erken boşalmayı tedavi etmez; ancak erken boşalmış olsanız bile protez sayesinde ereksiyonu (sertliği) korumaya devam edebildiğiniz için karşı tarafı memnun etmeniz mümkündür. Dolayısıyla, erken boşalma korkusunun erkeğin üzerinden atılabilmesi için penil protezler çok ciddi bir psikolojik ve fiziksel fayda sağlamaktadır.
3. Üstün Partner Memnuniyeti: Üçüncü temel fayda kadınlar (partnerler) açısından devreye girmektedir. Normal birliktelikler sırasında kadınlar erkeklere göre genellikle bir tık daha geç orgazm olabilmektedir. Hele ki yaşın ilerlemesiyle birlikte, özellikle postmenopozal (menopoz sonrası) dönemde bu süre biraz daha uzayabilmektedir. Protez (mutluluk çubuğu) kullanan hastalarda uzun süreli bir ereksiyon sağlamak mümkün olduğundan, partner açısından “yeterli birliktelik sağlanamayacak” endişesi tamamen ortadan kalkmaktadır. Karşı taraf 3 dakikada, 5 dakikada veya 10 dakikada orgazm olabiliyorsa; eşi tamamen memnun olana ve karşılıklı tatmin hissi yaşanana kadar birliktelik kesintisiz devam edebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında hem hasta hem de partner memnuniyetini %90’ların üzerine taşımak mümkün olmaktadır.
Protez Teknolojisindeki Gelişmeler
Yıllar içerisinde penil protezlerde, özellikle üç parçalı modellerin kendi içinde de çok ciddi teknolojik değişiklikler ve iyileştirmeler meydana gelmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Enfeksiyon Kontrolü: Protez takılan hastalarda enfeksiyon oluşmasını engellemek amacıyla özel olarak antibiyotikle kaplı protezler üretilmeye başlanmıştır.
- Gelişmiş Pompa Sistemleri: Mekanik arızayı önleyebilmek için pompa teknolojileri değişmiş, daha kaliteli sertlik üreten pompalar dizayn edilmiştir.
- Kolay İndirme Teknolojileri: Erekte haldeki penisin ilişki sonrası tam inmemesi problemini aşmak için, sadece dokunarak sıvının tekrar rezervuara geçişini kolaylaştıran özel tuş teknolojileri geliştirilmiştir. Sonuç olarak o günden bugüne; enfeksiyon gelişimi riskinin düşürülmesi, malzeme kalitesinin artırılması ve mekanik arızaların önlenmesi açısından tıbbi teknolojide çok ciddi gelişmeler yaşanmıştır.
Önemli Uyarı: Penil Protez Kimler İçin Uygundur?
Unutulmaması gereken en önemli konulardan biri hasta seçimidir. Sadece erken boşalma sorunu olan kişilere, yanlış bir mesaj olmaması adına özellikle belirtmek gerekir ki; erken boşalma tedavisi için protez önermiyoruz. Penil protez cerrahisi, temelde sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) olan hastalar için önerilen kalıcı bir çözümdür. Üstelik sertleşme sorunu olan hastalarda da doğrudan ilk seçenek değil; diğer ilaç ve enjeksiyon gibi tüm tedavi seçenekleri denendiği halde bunlara yanıt alınamayan durumlarda uygulanan bir “son basamak tedavi” yöntemidir.




