Blog

Prostat Büyümesi Her Erkekte Görülür mü? Belirtiler ve Erken Teşhis Rehberi

Erkek sağlığının en çok konuşulan ancak bazen de en çok ihmal edilen konularından biri prostat sağlığıdır. Özellikle belli bir yaşa gelen erkeklerin aklında sıkça “Acaba ben prostat hastası mıyım?”, “Babamda vardı, bende de olacak mı?” ya da “Bu belirtiler bende erken yaşta mı başladı?” gibi sorular dolaşır.
Bir erkeğin anatomisinde doğal olarak var olan prostat, yaşamın ilerleyen dönemlerinde bazı değişimlere uğrayabilir. Bu makalede, iyi huylu prostat büyümesinin (BPH) görülme sıklığını, yaşla ilişkisini ve en önemlisi hangi belirtilerin bir hastalığa işaret ettiğini detaylıca inceleyeceğiz.

İyi Huylu Prostat Büyümesi Hangi Yaşlarda Başlar?

Prostat büyümesi, erkek yaşlanmasının doğal bir parçası olarak kabul edilen epidemiyolojik bir gerçektir. Bilimsel verilere ve hastalığın doğasına baktığımızda, yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığını net bir şekilde görüyoruz.
İstatistiksel olarak iyi huylu prostat büyümesi oranları şöyledir:

  • 40 yaşından sonra: Yaklaşık %20 oranında görülmeye başlar.
  • 50’li yaşlarda: Bu oran %40’lara ulaşır.
  • 60’lı yaşlarda: %60 civarındadır.
  • 70 yaş ve üzeri: %80-90’lara varan bir oranda prostat büyümesinden söz edebiliriz,.

Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir: Prostatın sadece hacimsel olarak büyümesi tek başına bir problem değildir. Önemli olan, bu büyümeye eşlik eden Alt Üriner Sistem Semptomları dediğimiz belirtilerin varlığıdır. Eğer büyüme ile birlikte idrar yapma alışkanlıklarınızda değişiklikler varsa, bu durum gerçek bir hastalığın habercisidir.

Prostat Belirtileri Nelerdir?

Hastalarımız genellikle “Bende bir sorun var” dediklerinde, yaşadıkları şikayetleri iki ana başlık altında değerlendiririz. Bunlar, mesanenin idrarı depoladığı evredeki sorunlar ve idrarı boşaltma (işeme) sırasındaki sorunlardır.

1. Depolama (İdrar Biriktirme) Sorunları

Sağlıklı bir bireyde, böbreklerden mesaneye sürekli bir idrar akışı olur ve mesane belirli bir hacme (erişkinlerde ortalama 350-400 ml) ulaştığında beyne “tuvalete git” sinyali gönderilir,. Prostat büyümesine bağlı olarak bu depolama evresinde şu sorunlar yaşanabilir:
• İdrar Yaparken Yanma: Bu yanma hissi her zaman olmak zorunda değildir. Bazen soğuk havalarda, bazen de dönem dönem ortaya çıkabilir. İdrarda yanma, önemli bir depolama belirtisidir.
• Sık İdrara Çıkma (Pollakiüri): Sabah uyanıp akşam yatana kadar geçen sürede tuvalete gitme sıklığınızda artış olmasıdır. Örneğin, eskiden rahatça su içerken sorun yaşamazken, şimdi bir bardak su içtikten yarım saat sonra tuvalete koşma ihtiyacı hissediyorsanız, bu eski alışkanlıklarınızdan sapma anlamına gelir ve bir belirtidir,.
• Gece İdrara Kalkma (Noktüri): En sık karşılaşılan ve yaşam kalitesini bozan belirtilerden biridir. Eğer gece uykunuzdan uyanıp birden fazla kez tuvalete kalkıyorsanız, İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH) ihtimali akla gelmelidir.
• Ani ve Acil Sıkışma Hissi: Durup dururken, otururken veya kısa bir mesafede (örneğin arabadan inip eve gidene kadar) aniden çok güçlü bir tuvalet ihtiyacı hissetmektir. Bazen bu sıkışmaya idrar kaçırma da eşlik edebilir. Sosyal hayatı en çok etkileyen durumlardan biridir,.
• Diğer Belirtiler: Daha az görülmekle birlikte, idrarda kanama olması veya hiç idrar yapamama (retansiyon) durumları da depolama semptomları grubunda yer alır.

2. İşeme ve Boşaltım (Akış) Sorunları

İkinci grup belirtiler ise tuvalete gidip “işeme” emrini verdiğinizde ortaya çıkan, idrarın akışı (flow) ile ilgili sorunlardır. Mesane dolup beyne sinyal gittiğinde ve siz uygun ortamı bulup işemeyi başlatmak istediğinizde şu zorlukları yaşayabilirsiniz:
• Başlamada Gecikme (Hesitancy): İdrar yapmak için hazır olduğunuzda akışın hemen başlamamasıdır. “Başla” komutunu vermenize rağmen idrarın gelmesi 2-3 saniye veya daha uzun bir gecikme ile gerçekleşiyorsa, buna tıbbi literatürde “başlamada tereddüt” denir.
• Kesik Kesik İşeme: İdrarın tek bir akış halinde değil, parça parça gelmesidir. Bir miktar yapıp durma, sonra ikinci partinin gelmesi ve ıkınarak bitirme hali bu duruma örnektir.
• Çatallı İşeme: İdrar akışının, özellikle başlangıçta ikiye ayrılarak (çatal gibi) gelmesi ve sonrasında düzleşmesidir. Bu da idrar kanalındaki bir darlığın veya baskının işareti olabilir.
• Tam Boşalamama Hissi: Tuvaletten çıktıktan hemen sonra içeride hala idrar varmış gibi hissetmektir. Hatta bazen ikinci kez oturduğunuzda az da olsa yeniden idrar gelebilir.
• Damlama (Terminal Dribbling): İdrar akışının sonunda akışın aniden kesilmesi yerine, “tıp tıp” şeklinde damlayarak bitmesi durumudur.
• Tazyikte Azalma: İdrar akış hızının yavaşlaması ve idrar çapının incelmesidir. Hastalar bunu genellikle “idrarım ip gibi ince akıyor” şeklinde tarif ederler.

Genç Yaşta (20-30’lu Yaşlar) Prostat Sorunu Olur mu?

Prostat büyümesi genellikle 40 yaş ve üzeri erkeklerin sorunu olsa da, 20’li veya 30’lu yaşlardaki erkekler de benzer şikayetlerle başvurabilir. Genç bir erkekte “Benim yaşım 20 ama bu belirtiler var, bende de büyüme mi başladı?” endişesi oluşabilir.
Ancak bu yaş grubunda görülen belirtiler genellikle prostatın iyi huylu büyümesine (BPH) bağlı değildir. Genç yaşlarda görülen bu şikayetler daha çok mesane ve prostat arasındaki ilişki bozukluğundan veya prostat iltihaplanmasından (prostatit) kaynaklanan tıkayıcı belirtilerdir. Dolayısıyla genç hastalarda da bu semptomlar ciddiye alınmalı, ancak altında yatan sebebin farklı olabileceği bilinmelidir.

Sonuç: Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Bir erkeğin hayatında prostat bir gerçektir ve 20’li yaşlardan itibaren prostata bağlı alt üriner sistem semptomlarının görülme ihtimali vardır,. Ancak yaşınız 40 ve üzerindeyse ve yukarıda saydığımız depolama veya boşaltım sorunlarını yaşıyorsanız, prostat büyümesi açısından risk grubundasınız demektir,.
Burada anahtar nokta “farkındalık“tır. Kendi vücudunuzu en iyi siz tanırsınız. Eğer eski idrar yapma alışkanlıklarınızdan farklı bir durum geliştiğini fark ederseniz; gece sık kalkmaya, idrarı zor yapmaya veya ani sıkışmalar yaşamaya başlarsanız, yaşınız ne olursa olsun bir Üroloji Uzmanı ile görüşmeniz en doğru adım olacaktır.
Unutmayın, erken teşhis ve doğru tedavi ile prostat kaynaklı yaşam kalitesi düşüşlerinin önüne geçmek mümkündür.

Prof. Dr. Ömer Faruk

1996 yılında Tıp Fakültesinden mezun oldum. 2004 yılında üroloji ihtisasımı tamamladım. İhtisas sonrası FEBU title almaya hak kazandım. İhtisas sonrası laparoskopik cerrahi eğitimi için Leipzig Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Prof. Stolzenburg ile birlikte çalıştım. 2011 yılında Doçent oldum. 2017 yılında Ankara Gülhane Üroloji Kliniği Profesörlük kadrosuna atandım detaylı bilgi için hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu