Erkek Kısırlığı Nedenleri

0
119

İnfertilite adıyla da bilinen kısırlık, düzenli olarak ve korunmasız biçimde ilişkiye giren çiftlerin 1 yıl süre ile çocuk sahibi olamamaları durumunda akla gelen ve ileri yaşlarda görülme sıklığı artan önemli bir problemdir.

Özellikle 35 yaş ve üzeri çiftlerde, gebeliğin gerçekleşmediği durumlarda mutlaka infertilite tetkiklerinin yapılması gerekmektedir. Üreme çağındaki çiftlerin ortalama %10 ila %15’inde görülen kısırlık, tek bir nedenden kaynaklanabildiği gibi birçok farklı değişkene bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir.

Bununla birlikte erkek kısırlığında da altta yatan hastalıklara bağlı belirtilerden yola çıkılarak tanı güçlendirilebilmektedir. Özellikle testislerde meydana gelen şişme veya ağrılar, penis akıntıları ya da sperm bozuklukları hem hasta için uyarıcı belirtiler hem de kısırlığa neden olan faktörler olarak değerlendirilebilmektedir.

Erkek kısırlığında en sık rastlanan sebepler

  • Sperm morfolojisindeki bozukluklar,
  • Sperm hareketinde ve sayısında azlık,
  • Azospermi (meni içerisinde sperm bulunmaması durumu),
  • İnmemiş testisler,
  • Genetik bozukluklar veya hormonal sebepler,
  • Sertleşme bozukluğu veya erken boşalma gibi cinsel fonksiyon bozuklukları,
  • Klamidya, bel soğukluğu, kabakulak gibi enfeksiyonlara bağlı anormal sperm üretimi,
  • Kistik fibrozis gibi bazı genetik hastalıkları,
  • Üreme organlarındaki hasar veya yaralanmalar,
  • Pestisitler, kimyasallar ve benzeri diğer çevresel faktörlere aşırı maruz kalma,
  • Radyasyon veya kemoterapi tedavileri görme ya da diğer kanser tedavilerine bağlı sperm hasarları,
  • Alkol ve tütün ürünleri kullanımı,
  • Meni kanallarındaki tıkanıklık ve meninin mesaneye geri kaçması durumu,
  • Testosteron eksikliği,
  • Çocukluk dönemlerinde geçirilen ateşli hastalıklar,
  • Obezite ve diyabet,
  • Varikosel (testise giden damarların genişlemesi) ve sifiliz veya gonore gibi hastalıklar,
  • Yüksek tansiyon, depresyon veya stres.

Öte yandan spermlerin aşırı ısıya maruz kalması da üretimi olumsuz etkileyen önemli bir faktördür. Öyle ki sıklıkla dar kıyafetlerin giyilmesi, çok sıcak ortamlarda çalışılması ve sauna gibi yerlerde çok fazla vakit geçirilmesi, sperm sağlığını negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca, olması gerekenin çok üstünde egzersiz yapmak da hormon dengesini doğrudan etkileyebilmekte ve bu da kısırlığa yol açabilmektedir.

Erkeklerde Kısırlık Belirtileri

Erkek kısırlığının temel belirtisi elbette ki 1 yıl süren korunmasız ve düzenli cinsel ilişki sonucunda partnerde gebelik oluşmamasıdır. Ancak bunun yanı sıra bazı zamanlarda farklı semptomlardan da yola çıkarak erkek kısırlığı tanısı güçlendirilebilmektedir.

Öyle ki genetik faktörler, sperm geçişini engelleyen durumlar, testis çevresinde bulunan ve genişlemiş olan damarlar ve hormonal dengesizlikler birtakım farklı belirtiler ile kısırlığı işaret etmektedir. Buna göre en sık rastlanan semptomlar şöyledir:

  • Memede anormal büyüme (jinekomasti),
  • Koku alamama,
  • Cinsel işlev bozuklukları,
  • Testis bölgesinde hissedilen ağrı ve şişlik,
  • Sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları,
  • Yüz ve vücutta başlayan anormal kıllanma,
  • Düşük sperm sayısı.

erkek kisirligi tanisi nasil konur

Erkek Kısırlığı Tanısı Nasıl Konur?

Düzenli cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamama nedeniyle başvuran çiftlerde, detaylı bir anamnez alınması oldukça önemlidir. Bu noktadan sonra kadınlarda ve erkeklerde farklı tetkik yöntemleri ile problemin sebebi anlaşılmaya çalışılmaktadır.

Yapılacak fiziki muayenenin ardından erkek için atılacak ilk adımda, spermiogram adı verilen semen analizi yapılmaktadır. 3-7 gün boyunca yapılacak bir cinsel perhizin ardından alınan semen örneği, mikroskop altında detaylı biçimde incelenir. Bu sayede üreme için en temel faktör olan spermin hareketliliği, sayısı ve yapısı hakkında bilgi sahibi olunabilmektedir.

Bu süreçte, uzman hekim tarafından gerekli görülmesi halinde antisperm antikor testi de yapılabilmektedir. Bunlar, spermin gövde, baş veya kuyruklarına bağlanarak etki gösteren birtakım maddelerdir. Bu maddeler eğer sperm başına bağlandıysa, üreme aşamasında spermin yumurta içerisine girmesini engellemektedir.

Bununla birlikte kuyruk bölümüne bağlanan antisperm antikorları ise sperm hareketliliğine mani olmaktadır. Tüm bunların yanı sıra canlı sperm oranını da azaltan antisperm antikorlar, infertiliteye sebep olan önemli sorunlar arasındadır.

erkek kisirligi tedavisi

Erkek Kısırlığı Tedavisi

Erkek kısırlığı tedavisinde süreç tamamen infertilitenin temel sebebine bağlı olarak değişmektedir. Bu aşamada menide sperm bulunup bulunmaması da tedavi şeklini belirleyen bir faktördür. Bununla birlikte tedavide ilk adım olarak, altta yatan gerçek sorun iyileştirilmelidir. Genellikle erkek kısırlığı tedavisinde uygulanan yöntemler şunlardır:

  • İlaç ve hormon tedavileri,
  • Cinsel ilişki sorunlarına veya enfeksiyonlara yönelik tedaviler,
  • Aşılama tekniği,
  • Yardımcı üreme yöntemleri (IVF adıyla da bilinen tüp bebek, intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) ve intrasitoplazmik morfolojik olarak seçilmiş sperm enjeksiyonu (IMSI) sayılabilir.),
  • Cerrahi müdahaleler (kısırlık ameliyatı olarak da bilinen Mikro TESE).

Erkek Kısırlığında İlaç ve Hormon Tedavileri

Erkeklerdeki kısırlık nedeni temelde hormonal bozukluklara dayandığında, ilaç tedavisine başlanabilmektedir. Hormonlar, hap kullanımı veya iğne uygulaması şeklinde ve belirli bir periyotta hasta vücuduna yüklenir. Özellikle sperm oluşumunu destekleyen hormonların azalması durumunda ortaya çıkan infertilite, bu hormonların ilaç tedavisi ile yeniden artırılmasının ardından düzelebilmekte ve sperm üretimi olması gereken sıklığa ulaşabilmektedir.

Hipogonadotropik hipogonadizm adı verilen bu süreçte ortalama 2 yıl boyunca ilaç tedavisi gören hastalarda tedavi bitiminde menide yeniden sperm görülebilmekte ve kişi rahatlıkla çocuk sahibi olabilmektedir.

Erkek Kısırlığında Cinsel İlişki Sorunlarına veya Enfeksiyonlara Yönelik Tedaviler

Öncelikli olarak enfeksiyonlara yönelik uygulanan antibiyotik tedavisinin, üreme sistemi enfeksiyonlarını iyileştirebildiğini; ancak üreme işlevini kesin olarak geri getiremeyebileceğini söylemek doğru olacaktır. Bununla birlikte erektil disfonksiyon veya erken boşalma gibi cinsel sorunların tedavileri ile doğurganlık süreci iyileştirilebilmektedir.

Erkek Kısırlığında Aşılama Tekniği

Erkek kısırlığı tedavisinde sıklıkla uygulanan aşılama yöntemi, menide bulunan sperm sayısının 10 milyonun üzerinde olduğu durumlarda ve spermde morfolojik açıdan yoğun bir kusur bulunmadığı takdirde tercih edilmektedir. Bu yöntemde erkekten alınan sperm örnekleri, yıkama adı verilen bir işlemden geçerek ölü veya zayıf hücrelerden ve toksik atıklardan arındırılmaktadır.

Daha sonra elde edilen numune içerisinde bulunan sağlıklı, hareketli ve kaliteli spermler, özel bir kateter sayesinde kadının rahim ağzından içeriye enjekte edilir. Bu sayede yumurta ile buluşan spermlerle döllenme elde edilmektedir. Aşılama yönteminde gebelik şansı %10 ila %15 oranındadır. Bu tekniğin sağlıklı bir biçimde uygulanabilmesi için;

  • Spermin morfolojisinin normal ve sperm hareketliliğinin yeterli olması gerekmektedir,
  • Kadında döllenmeyi engelleyecek herhangi bir olumsuz faktörün (tıkanıklık gibi) bulunmadığına emin olunmalıdır ve
  • Kadın yumurtlama sürecinin olması gerektiği gibi ve yumurta kalitesinin normal olması gerekmektedir.

Erkek Kısırlığında Yardımcı Üreme Teknikleri

Bu aşamada hemen herkes tarafından bilinen tüp bebek yönteminden (IVF) bahsedilebilir. In-Vitro Fertilizasyon adı verilen bu teknikte, aşılama yönteminden farklı olarak anne adayından alınan yumurtalar ve erkekten alınan sperm hücreleri laboratuvar ortamında döllenmekte ve daha sonra elde edilen embriyolardan en sağlıklı olanları anne rahmine yerleştirilmektedir.

Bu işlemde sperm, daha yakın bir konumdan; ancak yine kendi hareketiyle yumurtaya ulaşmaktadır. Öte yandan, mikroenjeksiyon (ICSI) olarak adlandırılan teknikte ise erkekten alınan sperm örnekleri mikroskop altında incelenmekte ve aralarından en sağlıklı olanları yine mikroskop altında kadından alınan yumurtaya dikkatle yerleştirilmektedir.

Özellikle son 25 yılda çokça uygulanan bu yöntem ile erkek infertilitesinin önüne geçilerek, tedaviden oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır.

Bir diğer yöntem olan IMSI, yani intrasitoplazmik morfolojik olarak seçilmiş sperm enjeksiyonu yönteminde ise mikroskop altında 7200 kat büyütülen spermler ayrıntılı bir biçimde incelenmekte ve yapılarında bulunan anormallikler tespit edilebilmektedir.

Bu sayede de döllenme için genetik açıdan en sağlıklı spermleri seçmek mümkün olmaktadır. Bu yöntem aslında gebelik şansını artırmak üzere, daha önce tüp bebekten olumsuz sonuç alan çiftlere uygulanmaktadır.

Erkek Kısırlığında Cerrahi Müdahaleler: Mikro TESE

Mikro TESE, erkek menisi içerisinde sperm bulunamadığı durumlarda uygulanan ve doğrudan testislerden sperm elde edilmesi adına başvurulan cerrahi bir prosedürdür. Bu operasyonda testisler açılarak içerisinde sperm bulunup bulunmadığına bakılmaktadır. Altta yatan nedene bağlı değişkenlik göstermekle birlikte bu yöntemle genelde azospermik hastalardan %40 ila %60 oranında sperm elde edilebilmektedir.

Önceki İçerikVazektomi Sonrası Bağlanan Kanallar Yeniden Açılabilir Mi?
Sonraki İçerikSperm Kalitesi Artırmak için Vitamin ve Bitkisel Takviyeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz