Normal kadın cinsel siklusu içerisinde istek ve uyarılma fazlarını takiben gelişen dönem orgazm dönemi olarak bilinmektedir. Bir takım fiziksel değişikliklerle birlikte görülen ruhsal tatmin hissinin yaşanması durumu orgazm olarak bilinmektedir. 

Kadın orgazmının fizyolojik sürecine baktığımızda erkek orgazmından daha farklı olduğu gözlemlenmiştir. Kadınlarda uyarılma süresinin uzun olması, orgazma ulaşma süresini de geciktirmektedir. 

İstek ve uyarılma bozuklukları olan kadınlarda orgazm olamama ya da geç orgazm olma durumu da beraberinde görülmektedir. Dolayısıyla istek ve uyarılma bozukluğuna yol açan tüm fizyolojik süreçler kadınlarda orgazm sorunlarına da yol açmaktadır. 

Orgazm bozukluklarına yönelik yapılan çalışmalarda çeşitli durumlarla birlikte bu sorunun daha sık görüldüğünü göstermiştir. Özellikle hormon bozuklukları bu konuda patofizyolojik sebeplerin başında gelmektedir. Bunun yanı sıra hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı, diyabetes mellitus ve kalp hastalıkları gibi çeşitli kronik hastalıklar da orgazm sürecini etkilemektedir. 

Pelvik ya da genital bölgelere uygulanan cerrahiler sonrasında orgazm sorunları ortaya çıkmaktadır. Sarkma, yumurta hastalıkları, rahim hastalıkları gibi organı ilgilendiren rahatsızlıklarda uygulanan cerrahiler sonrasında genital bölge kanlanmasındaki değişikliklere bağlı olarak orgazm sorunları da ortaya çıkmaktadır. 

Kronik hastalıklar için kullanılan çeşitli ilaçlar da orgazm olamama ya da geç orgazma ulaşmaya neden olabilmektedir. Bu hastalıkların başında ise hipertansiyon, diyabetes mellitus ve kalp hastalıkları gelmektedir. Bu rahatsızlıklar için kullanılan ilaçlar kadınlarda orgazm sorunlarına yol açabilmektedir. 

Genital bölgeyi tutan iltihabi hastalıklar, çeşitli barsak iltihapları ve tümörler sonrasında yine orgazm problemleri olabilmektedir. 

Pelvik bölgeye uygulanan radyoterapiler ve çeşitli kanser durumları için kullanılan kemoterapötik ilaç tedavileri sonrasında da orgazm sorunları oluşabilmektedir. 

Kişi ilk cinsel deneyimi ile birlikte o güne kadar ve sonrasında hiç orgazm olamamış ise Primer Anorgazmi olarak isimlendirilmektedir. Önceleri var olan ancak sonradan başlayan orgazm olamama durumuna ise Sekonder Anorgazmi denilmektedir. 

Primer ve Sekonder Anorgazmi ayırımı orgazm olamamanın sebebinin belirlenmesinde ve sonrasında uygulanacak olan tedavi açısından önemlidir. Ayrıntılı bir öykü kadının kendisinden ve eşinden / partnerinden alınmaktadır. Fizik muayene ve laboratuar tetkikleri ile altta yatan neden belirlenmeye çalışılmaktadır. 

Orgazm olamama ya da geç orgazm olmanın tedavisi de çoğu zaman altta yatan nedenin tedavi edilmesi ile gerçekleşmektedir. 

Androloji kliniklerinde değerlendirilen çiftler için gereği halinde erkek partnere yönelik de tedavi başlanmaktadır. Kadınlar için çeşitli ilaç ve davranış tedavileri başarı ile uygulanmaktadır.